HABERLER ETKİNLİK ZİYARET HAKKINDA BASIN
KATEGORİLER ESSAY
KATEGORİLER ESSAY
TURLAR
TASARIM ROTALARI
TURLAR
REHBERLİ TURLAR
TURLAR
BEBEKLİ SABAHLAR
DİĞER
PARALEL ETKİNLİKLER
DİĞER
PERA FİLM
DİĞER
ÖĞRENME PROGRAMI
ATÖLYELER
4 KASIM // BLOCKCHAIN ATÖLYESİ
KONUŞMALAR
4 KASIM // BLOCKCHAIN SEMİNERİ
KONUŞMALAR
3 KASIM // İNTERAKTİF SOHBET: TATLI YARATICILIK
KONUŞMALAR
3 KASIM // VITRA İLE TASARIM SOHBETİ: BİR TAVIR OLARAK TASARIM
KONUŞMALAR
2 KASIM // HOUSING THE HUMAN - İNSANI BARINDIRMAK
DİĞER
2-4 KASIM // PALAVER + PALAVER
ATÖLYELER
2-4 KASIM // NEW GROUNDS
DİĞER
1 KASIM // E-KODU BİNGOSU - EAT ART KOLEKTİFİ
DİĞER
1 KASIM // SUNUM: GLOBAL TOOLS
ATÖLYELER
31 EKİM - 1 KASIM // MAYA BLUE - ZOR BULUNAN TOPRAKLAR
ATÖLYELER
31 EKİM // BOSPHORUS SMLXL
ATÖLYELER
30 EKİM-1 KASIM // TASARIMIN FAY HATLARI
DİĞER
30 EKİM // 7TEPE'Yİ ARAMAK
KONUŞMALAR
30 EKİM // AKADEMİ GÜNÜ #6
ATÖLYELER
28 EKİM - 4 KASIM // EKONOMİK ÇILGINLIĞIN TERSİNE MÜHENDİSLİĞİ
DİĞER
27 EKİM // ALL AROUND
DİĞER
26 EKİM // İSTANBUL'U ÇOCUK GÖZÜNDEN HARİTALAMA
DİĞER
25 EKİM // THE PERFECT TIME + 100 FRAME INTERVALS
KONUŞMALAR
24 EKİM // METRO SOHBETLERİ: KAŞIĞIN KÜLTÜR TARİHİNDEKİ YERİ
ATÖLYELER
22-23-24 EKİM // ELEŞTİREL YAPIM
KONUŞMALAR
23 EKİM // AKADEMİ GÜNÜ #5
KONUŞMALAR
20 EKİM // TÜRKİYE'DE SANAYİLEŞMENİN TARİHİ VE TASARIM
KONUŞMALAR
20 EKİM // LABORATUVARLAR LABORATUVARI: PANEL
ATÖLYELER
19-20 EKİM // LABORATUVARLAR LABORATUVARI
KONUŞMALAR
19 EKİM // TASARIM KONUŞMALARI MARATONU
KONUŞMALAR
18 EKİM // YAY-POP SUNAR: VISUAL EDITIONS
KONUŞMALAR
18 EKİM // FELAKET SANATI: SUNUM
KONUŞMALAR
18 EKİM // 100 YILLIK DENEYİMDEN NE ÖĞRENİRİM?
KONUŞMALAR
17 EKİM // VITRA İLE TASARIM SOHBETİ: ARIK LEVY - HAYATTAN NE ÖĞRENDİM?
DİĞER
17 EKİM // ÇUKURCUMA OKUMA KULUBÜ #3
ATÖLYELER
17-18 EKİM // DUYGU VE DÜŞÜNCENİN GÖRSELLEŞTİRİLMESİ
ATÖLYELER
16-23 EKİM // CİHAZLAR İÇİN ANLATILAR, CİHAZLAR İÇİN İŞLER
ATÖLYELER
16-20 EKİM // FELAKET SANATI
KONUŞMALAR
16 EKİM // AKADEMİ GÜNÜ #4
ATÖLYELER
14 EKİM // BEŞ BENZEMEZ OKULU
ATÖLYELER
14 EKİM // GÖÇ TEMALI ÇALIŞTAY VE SERGİ ÇALIŞMASI
ATÖLYELER
12 EKİM // KANATLARIMI GÖRÜYOR MUSUN?
ATÖLYELER
11 EKİM // ARTTIRILMIŞ GERÇEKLİK ATÖLYESİ
ATÖLYELER
11 EKİM // ARŞİVDE BOĞULMAK
ATÖLYELER
11-12, 16-17 EKİM // KONUM VE DUYULARA DAYALI ÖYKÜLER İÇİN DERİN HARİTALAMA
KONUŞMALAR
10 EKİM // KODLAMA SOKAKTA MI, YOKSA BİLGİSAYAR BAŞINDA MI ÖĞRENİLİR?
KONUŞMALAR
9 EKİM // AKADEMİ GÜNÜ #3
ATÖLYELER
9, 10 EKİM // KOLEKTİF HARİTALAMA ATÖLYESİ
DİĞER
7 EKİM // ÇUKURCUMA OKUMA KULÜBÜ #2
DİĞER
6 EKİM // ÇUKURCUMA OKUMA KULÜBÜ #1
KONUŞMALAR
6 EKİM // TÜRKİYE TASARIM KRONOLOJİSİ SOHBETLERİ - OYUN GÜNÜ
ATÖLYELER
6 EKİM // KADIKÖY DOKU ATÖLYESİ
DİĞER
6, 21 EKİM, 1 KASIM // ÖLÇÜM OTURUMU
ATÖLYELER
5, 6, 7, 9 EKİM // İSTANBUL GÖÇ HARİTASI
ATÖLYELER
5-7 EKİM // FLANEUR TARAYICISI
ATÖLYELER
4 EKİM, 6 EKİM // İSTANBUL'UN DENEYİMSEL TOPOGRAFYASI
KONUŞMALAR
3 EKİM // OMNIA SOHBETLERİ
DİĞER
2 EKİM // MİMARLIK OKULLARI SERGİ AÇILIŞI
KONUŞMALAR
2 EKİM // AKADEMİ GÜNÜ #2
DİĞER
2, 3, 6, 7 EKİM // GÖRÜNMEZ FİLM PROGRAMI
ATÖLYELER
30 EYLÜL // ÜRETKEN ÇİZİM OKULU
KONUŞMALAR
29 EYLÜL // TÜRKİYE TASARIM KRONOLOJİSİ SOHBETLERİ
ATÖLYELER
29 EYLÜL // ACİL DURUMDA BARINAK TASARIMINA YÖNELİK MALZEMELER
KONUŞMALAR
29 EYLÜL // BAUHAUS BUGÜN
AKBANK SANAT (BOZUM OKULU)
→ devamı
ARTER (DÜNYA OKULU)
→ devamı
PERA MÜZESİ (ÖLÇEKLER OKULU)
→ devamı
SALT GALATA (ZAMAN OKULU)
→ devamı
STUDIO-X ISTANBUL (SİNDİRİM OKULU)
→ devamı
YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT (AKIŞLAR OKULU)
→ devamı

REHBERLİ TURLAR

Biletleri buradan alabilirsiniz.

4. İstanbul Tasarım Bienali, bu yıl da sergilenen işlerin ve kavramsal çerçevenin daha yakından deneyimlenmesine olanak sağlayan rehberli turlar eşliğinde ziyaret edilebilecek. Bienal süresince devam edecek uzman rehberler eşliğindeki turlar, Akbank Sanat, Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, Arter, SALT Galata ve Studio-X Istanbul’da pazartesi hariç haftanın her günü gerçekleştirilecek.

Eğitmen ve müzeolog Mine Küçük’ün liderliğinde özel eğitim alan rehberler, ortalama bir saat süren turlar boyunca sergilenen işler, kavramsal çerçeve ve mekânların temalarıyla ilgili ayrıntılı bilgi sunacak. Sanat tarihi ve görsel sanatlar alanında eğitim gören rehberler, tur boyunca ileteceğiniz sorularınızı da yanıtlayacak.

22 Eylül’den itibaren 4. İstanbul Tasarım Bienali’nin gerçekleşeceği altı mekânda, pazartesi hariç haftanın her günü gerçekleştirilecek Türkçe rehberli turların saatleri 11.00*, 14.00, 16.00’dır.

Her çarşamba gerçekleştirilecek İngilizce rehberli turların saatleri Akbank Sanat için 11.00, Yapı Kredi Kültür Sanat için 14.00, Arter için 16.00’dır. Her perşembe gerçekleştirilecek İngilizce turların saatleri Pera Müzesi için 11.00, SALT Galata için 14.00, Studio-X Istanbul için 16.00’dır.

Mekânlarda gerçekleşecek turların yanı sıra bu yıl Tasarım Bienali mekanlarını rehberli Beyoğlu ve Karaköy rotaları adı altında iki farklı turda deneyimleyebilirsiniz.

*Pazar günleri Pera Müzesi 12.00’de açıldığından, 11.00’de olan mekân turu yapılmayacaktır.

REHBERLİ ROTALAR

4. İstanbul Tasarım Bienali, her bir bienal mekânında ayrı ayrı düzenlenen rehberli turlara ek olarak sunduğu Rehberli Rotalar ile, Beyoğlu ve Karaköy bölgesindeki mekânları bir rota dahilinde ziyaret etmek ve bienalle dolu bir gün geçirmek isteyenler için bir alternatif oluşturuyor.

BEYOĞLU ROTASI
Akbank Sanat
Yapı Kredi Kültür Sanat
Pera Müzesi
Arter

KARAKÖY ROTASI
SALT Galata
Studio-X Istanbul

Pazartesi hariç haftanın her günü gerçekleştirilecek rehberli Beyoğlu Rotası’nın buluşma noktası Akbank Sanat, başlangıç saati 11.00’dir. Tur, dört mekânı kapsar (Akbank Sanat, Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, Arter) ve yaklaşık dört saat sürer.

Pazartesi hariç haftanın her günü gerçekleştirilecek rehberli Karaköy Rotası’nın buluşma noktası SALT Galata, başlangıç saati 11.00’dir. Tur iki mekânı kapsar (SALT Galata, Studio-X Istanbul) ve yaklaşık iki saat sürer.

28 Eylül Cuma, 19 Ekim Cuma, 26 Ekim Cuma ve 2 Kasım Cuma günleri gerçekleştirilecek rehberli Beyoğlu Gece Rotası’nın buluşma noktası Akbank Sanat, başlangıç saati 18.00’dir. Tur, dört mekânı kapsar (Akbank Sanat, Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, Arter) ve yaklaşık dört saat sürer.

27 Eylül Perşembe ve 25 Ekim Perşembe günleri gerçekleştirilecek rehberli Karaköy Gece Rotası’nın buluşma noktası SALT Galata, başlangıç saati 20.00’dir. Tur, iki mekânı kapsar (SALT Galata, Studio-X Istanbul) ve yaklaşık iki saat sürer.

Rehberli tur biletleri kişi başı 25 TL (öğrenci 15 TL), on kişi ve üzerindeki gruplar için kişi başı 18 TL'dir (öğrenci 9 TL). Beyoğlu Rotası biletleri 65 TL, Karaköy Rotası biletleri 40 TL'dir.

Tasarım Bienali rehberli turları ve rehberli rotaları 3 Eylül’de Lale Kart üyelerine, 4 Eylül’de genel satışta olacak. Biletlerinizi Biletix satış kanalları ve hizmet bedeli olmadan İKSV ana gişeden (pazar hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) satın alabilirsiniz. Sarı, Kırmızı, Siyah ve Beyaz Lale Kart üyeleri 3 Eylül’de biletlerini %25’e varan indirimlerle hizmet bedeli eklenmeden biletix.com üzerinden, Lale Kart iletişim merkezi (0850 755 02 60) aracılığıyla veya ana gişe İKSV’den alabilirler. Bienal mekânlarında rehberli tur ve rehberli rota bilet satışları yalnızca Akbank Sanat ve Arter'de gerçekleştirilecektir.

Siyah, Beyaz ve Kırmızı Lale üyelerimiz için indirimli ön satış her rehberli tur ve Tasarım Bienali Özel bileti için iki (2) bilet ile, Sarı Lale üyelerimiz içinse bir (1) bilet ile sınırlıdır. Bu adedi aşan taleplerinizi genel satışın başladığı 4 Eylül Salı günü 10.30’dan itibaren Biletix satış noktaları ve biletix.com üzerinden, Lale Kart İletişim Merkezi (0850 755 02 60) aracılığıyla veya hizmet bedeli eklenmeden ana gişe İKSV'den satın alabilirsiniz.

ÖZEL GRUP TURLARI

Her cuma saat 10.00’da Arter’de BVLF desteğiyle ücretsiz “Tasarım Bienali’nde Bebekli Sabahlar Turları” düzenlenecektir. Katılım için rezervasyon.iksv.org adresinden 4 Eylül Salı gününden itibaren form doldurarak rezervasyon yaptırmak zorunludur.

Her salı saat 15.00’te SALT Galata’da İKGV ve ASAM işbirliğiyle ücretsiz “Mülteci Turları” düzenlenecektir. Kapalı tur olarak gerçekleştirilecek etkinlik için ek rezervasyon alınmayacaktır.

TASARIM ROTALARI

Okullar Okulu’nda yalnızca bienal mekânlarını değil, İstanbul’un değişik bölgelerini sekiz farklı tematik turla, uzman rehberler eşliğinde gezmek mümkün. Biletler 21 Eylül’den itibaren Biletix ve İKSV’de.

Tasarım Rotaları, Mavi'nin sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

Biletleri buradan alabilirsiniz.

 

Tat Dedektifi ile Sokak Lezzetleri: Var olduğumuz ilk günden bu güne kadar peşinden koştuğumuz yemek sevdasını, bu kez 4. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında “Tat Dedektifi” Sinan Hamamsarılar ile sokak lezzetlerinde arıyoruz. Karnımızı doyursak da gözümüzü doyuramadığımız bir tura hazır mısınız?

Yürütücü: Sinan Hamamsarılar

Tarih: 26 Eylül Çarşamba

Saat: 11.00-14.00

Başlangıç: Taksim Meydanı

Bitiş: Şişhane

 

Göç Eden Tatlar: Göç Eden Tatlar rotasında, önce Studio-X Istanbul’u gezerek Sindirim Okulu’nda yemek yemenin antropolojisi hakkında düşünüyoruz. Ardından komşu topraklardan gelen benzer ve farklı gelenekleri yaşatmayı arzuladığımız mutlu bir aile sofrası kuruyor, lezzetli yemeklerin eşlik ettiği bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

Yürütücü: Inam Alchaib

Tarih: 2 Ekim Salı

Saat: 10.00-14.00

Başlangıç: Studio-X Istanbul

Bitiş: MSA Mutfak

 

Ahmet Ümit ile 3 Roman 1 Gezi: Beyoğlu’nun efsunlu hikâyesini, Beyoğlu’nu mesken tutan 4. İstanbul Tasarım Bienali’nde Ahmet Ümit’ten dinliyoruz. Beyoğlu’nun En Güzel Abisi rehberliğinde Tarlabaşı’nın nemli ve karanlık sokaklarında kötülerin peşinde koşarken Beyoğlu Rapsodisi ile adım adım sokakları geziyoruz. Her köşe başında bizi heyecanlandırmayı başarabilen bu şehre Elveda Güzel Vatanım’dan esinlenerek soruyoruz: Kazandık yaşıyoruz, kaybedersek ölür müyüz?

Yürütücü: Ahmet Ümit

Tarih: 12 Ekim Cuma

Saat: 10.00-14.00

Başlangıç: Galata Kulesi

Bitiş: Taksim Meydanı

 

Tarih İçinde Kentsel Üretim Mekânları: İstanbul Hanlar Bölgesi: Üretimin mekân ile bütünleştiği, mimarinin üretimi nitelendirdiği Tarihi Yarımada’nın zanaat merkezlerine ve ortak üretim alanlarına yapacağımız yolculuğun hikâyesini Prof. Dr. Murat Güvenç’ten dinliyoruz.

Yürütücü: Murat Güvenç

Tarih: 13 Ekim Cumartesi

Saat: 09.30-12.30

Başlangıç: Eminönü Hamdi Restoran

Bitiş: Kapalıçarşı Beyazıt Çıkışı

 

Boğaz’da Bisiklet Turu: Katılımcıları ulaşım araçlarının en temiziyle İstanbul’u deneyimlemeye davet eden bu rota, aynı zamanda insanın dünyayı ne denli örselediğini gözler önüne sermeyi hedefleyen Dünya Okulu’na atıfta bulunuyor.

Yürütücü: Pedallıyorum

Tarih: 14 Ekim Pazar

Saat: 09.00-15.00

Başlangıç: Bahçeköy

Bitiş: Emirgan Korusu

 

İstanbul’un Fenerleri: Birbirlerine göz kırpan iki deniz fenerinin hikâyelerini Teğet Mimarlık kurucularından Ertuğ Uçar anlatıyor, biz de bir fenerden diğerine seyir hâlinde, mükemmel İstanbul manzarası eşliğinde dinliyoruz.

Yürütücü: Ertuğ Uçar

Tarih: 18 Ekim Perşembe

Saat: 11.00-15.00

Başlangıç: Fenerbahçe Feneri

Bitiş: Ahırkapı Feneri

 

Müzik Turu: İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer’in anlatımıyla Beyoğlu’nun sesini dinliyoruz! Dini müzikler, cazın Beyoğlu üzerindeki etkisi ve klasik müzik esintileriyle kendimizi, tarih içinde evrilen ve duyduğumuz her yeni seste yeniden öğrenip anlamlandırmaya çalıştığımız müziğin akışına bırakıyoruz.

Yürütücü: Efruz Çakırkaya & Harun İzer

Tarih: 24 Ekim Çarşamba

Saat: 15.00-18.00

Başlangıç: Çiçek Pasajı girişi

Bitiş: Nardis Jazz Club

 

Şimdiki İstanbul’da Ustalar: Bauhaus Okulu’nun çok sesli kimliğinden esinlenip onu ileriye taşımayı hedefleyen 4. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında çeşitli alanlardan zanaatkârları, tasarımcıları ve sanatçıları Seyrantepe-Maslak hattında ziyaret ediyoruz. Farklı mekânlarda duraklayarak gerçekleştirdiğimiz tur, Tasarım Rotaları destekçisi Mavi’de yapılacak bir sohbetle sonlanıyor.

Yürütücü: Gökhan Karakuş

Tarih: 1 Kasım Perşembe

Saat: 13.00-17.00

Başlangıç: Mavi

Bitiş: Mavi

*Mavi'den Oto Sanayi'ye ulaşım servis ile sağlanacaktır.

İSTANBUL TASARIM BİENALİ'NDE BEBEKLİ SABAHLAR

4. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Bernard van Leer Vakfı desteğiyle bu yıl ilk kez gerçekleşecek “İstanbul Tasarım Bienali’nde Bebekli Sabahlar” turları, ebeveynler ve bakım verenleri bebekleriyle birlikte bienalin bir parçası olmaya, Okullar Okulu’nu deneyimlemeye çağırıyor.

Tur mekânı: ARTER

Tur gün ve saatleri:

28 Eylül Cuma // 10.00-11.00 // ARTER
5 Ekim Cuma // 10.00-11.00 // ARTER
12 Ekim Cuma // 10.00-11.00 // ARTER
19 Ekim Cuma // 10.00-11.00 // ARTER
26 Ekim Cuma // 10.00-11.00 // ARTER
2 Kasım Cuma // 10.00-11.00 // ARTER

İstanbul Tasarım Bienali’nde Bebekli Sabahlar, Bernard van Leer Vakfı tarafından desteklenmektedir. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek turlara katılım için rezervasyon yaptırmak gerekmektedir.

Rezervasyon için: Pelin Kuş (pelin.kus@iksv.org)

İstanbul Tasarım Bienali’nde Bebekli Sabahlar turu ile ilgili bilinmesi gerekenler:

- Ebeveynleri ya da bakım verenleriyle birlikte tura katılacak bebeklerin yaş aralığı, turun rahat gerçekleştirilebilmesine imkân sağlaması açısından 0-12 ay olarak belirlenmiştir. 12 aydan büyük bebekler bu tura katılamayacaktır. Ancak tüm bienal mekânları bebekler de dahil olmak üzere her yaştan katılımcıya açıktır ve ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

- Tura katılım, 12 ebeveyn ya da bakım veren ile sınırlıdır. Her turun rezervasyonu 12 kişiden sonra kapanacaktır.Bebekli Sabahlar turları boyunca ebeveynler ve bakım verenler, bienal mekânlarına yerleştirilen sandalyelerde dinlenme olanağına sahiptir.

- Tur boyunca bienal alanında pusetle gezme olanağı sağlanacaktır.

- ARTER’de emzirme odası ve alt değiştirme ünitesi mevcuttur.

- Tur toplamda 1 saat sürecektir. Dileyen ebeveynler ve bakım verenler, bebeklerinin ihtiyaçları doğrultusunda turdan erken ayrılabilir.

BOZUM OKULU

Bozum Okulu, insanın bastırılamaz yaratma içgüdüsünün yeniliğe öncülük eden, işi yeniden tanımlayan ve kentlerimizi yeniden şekillendiren pedagojik bir dinamo olduğunu vurguluyor.

Günümüzün küresel tasarım eğitiminin temelini oluşturan deneysel sanat okulu Bauhaus’un bundan 99 yıl önceki manifestosunda, Walter Gropius şöyle diyordu: "Okul, atölyenin hizmetindedir ve bir gün onun içinde tamamen eriyip gidecektir." Bozum Okulu'nda yer alan projeler, atölye araçlarının el işçiliği ve grafik tasarımdan dijital arayüzlere, kişisel asistanlık yapan robotlara, katkı maddesi üretimine ve algoritmik kodlamaya kadar uzandığı sürecin genel bir görünümünü sunuyor. Aynı süreçte atölyenin mekânsal sınırları da sokakları, iletişim ağlarını ve hatta kişisel ve kolektif psişelerimizi içine alacak derecede genişliyor.

Günümüzde yorucu bir bilgi bolluğu içinde yaşadığımız hâlde, geleneksel okul sistemi hâlâ öğrencilere sadece ezberlemeyi, hatırlamayı ve indirgemeyi öğretmekte ısrar ediyor. Akıllı makinelerin yanından bile geçemediği yaratıcılık, eleştirel düşünme ve iletişim gibi insani becerilerin geliştirilebileceği alanlar, çoğunlukla yalnızca elit bir kesimin hakim olduğu uzmanlık konularıyla ve tasarım eğitimiyle sınırlı kalıyor. Bozum Okulu, hem tasarım eğitimini Bauhaus’un ötesine geçmeye hem de geleneksel eğitimi Bauhaus deneyiminden öğrenmeye zorluyor.

EMEK SONRASI LABORATUVARI
2017-2018
Ottonie von Roeder

Emek Sonrası Laboratuvarı, sıradan hizmetçilik işlerini robotlar üstlendiği takdirde çalışmanın nasıl bir değişim geçireceği üzerine düşünüyor. Proje, emek-sonrası danışmanların, hayattaki amacımızı yeniden düşünmekte ve zaman harcamak istemediğimiz işleri üstlenebilecek kişiselleştirilmiş bir robot üretmekte bize destek olabileceğini öne sürüyor. Tasarımcı von Roeder, 2017 yılında Eindhoven’da bir boyacı, bir postane memuru ve bir temizlikçi ile birlikte çalışarak bu insanlara, işlerini yeniden tanımlamada yardımcı olabilecek makineler yapmaya girişti. Sergide boyacı robotun yanı sıra, tasarımcının Okullar Okulu için İstanbul’da bir çaycıyla birlikte geliştirdiği robot da yer alıyor. Teknoloji iş piyasasını bu denli köklü bir şekilde dönüştürürken, hangi becerileri ve uğraşları öğrenmemiz gerekir?

Batuhan Ateş ve Acrome Robotics’in katkılarıyla.
Ömer Doğan, Faruk Maz, Hamza Hişim ve Taylan Kızılocak’a teşekkürler.

Ottonie von Roeder eleştirel ve toplumsal tasarım, tasarım araştırması ve tasarım eğitimi alanlarında çalışıyor. Kurgularında ve deneylerinde benimsediği stratejilerle bizi kültür, toplum ve politika üzerine tartışmaya teşvik etmek istiyor. İsviçre, Almanya, İsrail ve Hollanda'da eğitim gören von Roeder, Almanya’nın Leipzig kentinde yaşıyor.

SUOKULU
2018
Studio Makkink & Bey ve katkıda bulunanlar 

İlköğretim okullarımızı yeniden tasarlamak, evlerimizde ve sosyal ağlarımızda sürdürülebilir değişimleri etkileyen yeni nesil düşünür ve uygulayıcıların ortaya çıkmasını sağlar mı? SuOkulu elzem bir kaynak ve konu olan suyu merkeze alarak tasarlanmış ve düzenlenmiş hayali bir ilkokul. Güncel konular etrafında geliştiren yeni müfredatın yanı sıra, SuOkulu eğitimin ekonomik ve altyapısal modelini tamamen yeniden gözden geçirmeyi öneriyor. Hanların kervan oteli, çarşı ve imalathane geçmişinden esinlenen bu SuOkulu, yerinde işleyebilmek için gerekli olan her şeyi küçük ölçekli üretim ortaklıklarıyla üretebilecek ve fazla ürünleri satışa sunabilecek. Ayrıca ilgili konuları içeren yeni bir ders programı da hazırlanacak.

Studio Makkink & Bey, tasarımcı-mimar Rianne Makkink ile tasarımcı Jurgen Bey tarafından yürütülüyor. Tasarım pratiklerini 2002’den bu yana, destek aldıkları bir tasarım ekibiyle birlikte sürdürüyorlar. En çok istedikleri şeylerden biri, tasarımcının rolünün mümkün olan en stratejik işleve kadar genişlediğini görmek.

DOCENDO DISCIMUS INSTRUMANTAE
2018
FABB ve katkıda bulunanlar

Çevrimiçi öğrenme ve kendin-yap hareketinin öne çıktığı merkezsizleşen dünyamızda, atölyeyi zamansal ve mekânsal sınırlarını aşacak şekilde nasıl yeniden tasarlayabiliriz? “Öğreterek öğreniriz” anlamına gelen Docendo Discimus Instrumantae, uluslararası bir katılımcı ağının çevrimiçi TalimatSetleriyle sürdürülen robot üretim süreçleriyle ilgili deneyimlerini paylaşabilecekleri bir atölye öneriyor. TalimatSetleri, dijital üretim yöntemlerinin paylaşılmasının yanı sıra sapmaların ve yorumların dökümünü sağlayan deneysel bir protokol. Okullar Okulu’nun altı haftası boyunca, dünyanın farklı yerlerindeki altı ekip tarafından geliştirilen altı TalimatSeti, iki Kuka makinesi tarafından uygulanacak, paylaşılacak, tekrar edilecek, çoğaltılacak ve geliştirilecek.

Proje; KUKA Türkiye, Cresto Antique Marble ve Dow Aksa’nın katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

Katılımcılar: Ludovic Mallegol, Dagmar Reinhardt Ninotschka Titchkosky, Dylan Wozniak-O’Connor, Rodney Watt, Lynn Masuda, Susana Alarcon, Eduardo Barata, Maryam Houda, Adam Hannouch, Matt Hunter, Mitchell Page, Matthew Blair, Paul Wintour, Farbod Fathalipouri, Nazgol Asadi, Sam Sweeney, Ross Seymour, Sascha Bohnenberger, Anke Pasold, Isak Worre Foged, Mads Brath, Frederico Fialho Teixeira, Müge Belek, Fialho Teixeira, Alan Burden, Ayman Wagdy, Glenda Caldwell, Jared Donovan, Ryan Luke Johns, Lukas Lesina Debiasi

FABB, İstanbul’da Burcu Biçer Saner ile Efe Gözen tarafından kurulan disiplinlerötesi bir tasarım ve üretim stüdyosu. İkili, profesyonel ve akademik çalışmalarını mimarlıkta bilişimsel tasarım ve dijital üretim teknolojileri alanlarında sürdürüyor. Kadir Has Üniversitesi’nde ders veriyorlar.

HARİTA BÖLÜMÜ
2018
Kerim Bayer

Konumsal ve coğrafi bilgimizi oluşturma süreçlerimiz nelerdir? Harita Bölümü, harita ve fiziki alanın nasıl sıklıkla ayırt edilemez hale geldiğini gözler önüne seren bir envanter. Atlas ölçülerinde bir kitap hâlinde sunulan proje, ülke haritaları yerine alansal veriyi üretmek ve aktarmak için kullandığımız grafik araçlara odaklanıyor: çizgiler, noktalar, renkler, simgeler, çizimler, gölgelemeler, yazılar, taramalar, lejantlar ve kontürler. Kitaptaki resimler, gezegenin yüzeyini tarayan bir uyduya benzer şekilde çalışan özel bir yazılım kullanılarak, proje üreticisinin kendi koleksiyonundaki haritalardan kesilmiş.

Eğitimini sanat tarihi alanında tamamlayan Kerim Bayer bir harita meraklısı, koleksiyoneri ve araştırmacısı. Geniş koleksiyonu, on dokuz ve erken yirminci yüzyıl bilim, ulaşım ve planlama haritalarına, özellikle de ayrıntılı ve grafik açıdan etkileyici bir haritacılık anlayışına odaklanıyor.

•S•F•S• PORTAL
2018
Stigmergy•Family•Studio

Çağdaş tasarım nasıl oldu da, 7/24 erişilebilirlik, aynı anda her yerde var olan küreselleşme, tam zamanında lojistik, mevsimlik döngüler ve teknolojiye hızla uyum sağlamanın birleşik mantığına cevaben, göçebe ve yayılmacı bir köksapa dönüştü? Shenzhen, İstanbul ve Eindhoven şehirlerini kapsayan bir stüdyo pedagojisi deneyinin bir sonucu olan •S•F•S• Portal; fikirlerin, tasarımların, bileşenlerin, nesnelerin ve paranın geçişken mübadele yollarından nasıl aktığını takip eden bir video. Melez öneriler, ürünler ve portrelerin açık ve giderek genişleyen bir arşivini gözler önüne seren video, tasarım atölyesini bir yapma, sorgulama ve deneye coğrafyasına dönüştürüyor.

2017 yılında Martina Muzi tarafından başlatılan Stigmergy•Family•Studio, daha sonra Eindhoven Tasarım Okulu Toplumsal Tasarım bölümünde bir yüksek lisans dersine dönüştü. Sergide yer alan öğrencilerden bazıları Yiqian Bao, Valerie Daude, Lauriane Heim, Ed Lewis, Lukas Adrian Jurk, Robin Weidner, Marylou Petot, Marianne Drew, Mathew Dominic ve Indrė Srebaliūtė.

E-BİRİMLER
2018
Martina Muzi

Çin’in farklı şehirlerindeki çok büyük marketlerin insan kalabalığından geçilmeyen mekânlarını işgal etmiş ürünlerin sayısı gerçekten dehşet verici. Mağaza vitrinlerinin ardına bakan e-birimler ise, marketlerin sistemleri, hizmetleri, ürünleri ve elbette tüketimlerinin tasarımında temel özü aslında ailenin oluşturduğunu ortaya koyan bir kısa film denemesi. Bir kişiden, arkadaşların, eşlerin ve/veya çocukların oluşturduğu gruplara kadar uzanabilen bu toplumsallaşmış küçük ölçekli girişimler, aynı mekânı paylaşarak düşünüyor, yapıyor ve üretiyor. Sınır ötesi uluslararası sistemin içindeki bir unsur olarak aile, neden sadece bir üretme ve yaratma alanı değil de aynı zamanda bir ekonomik ölçüm aracı?

Martina Muzi filmler, sergiler, giydirme senaryoları ve deneysel pedagojilerle çalışan bir tasarımcı ve saha araştırmacısı. 2014'ten bu yana Space Caviar ile birlikte çalışan Muzi, son yedi aydır Pearl Nehri Deltası’nın elektronik ekosistemini araştırdığı Shenzhen’de yaşıyor.

HALLETMEK 
2017-2018
Nur Horsanalı

İnsanların İstanbul’un sokaklarında karşılaştıkları gündelik sorunlara anında verdikleri sezgisel yanıtları araştıran Halletmek, tasarımın ne, tasarımcıların kim olduğu, birbirimizden ve çevremizden nasıl öğrendiğimiz gibi sorulara kurumsal olmayan bir yaklaşım getiriyor. Bir kitap, bir video ve bir harita, atık maddeler ve kullanılmayan eşyalar için yeni kullanım olanakları sunan nesneleri, belediyenin koyduğu kural ve yasakların etrafından dolanmanın yollarını ve kamusal alanlara yönelik birtakım arayüzleri belgeliyor. Bu nesneler, tasarım profesyonellerinin uzun süreçlerine taban tabana zıt olan dönüştürücü etkinliklerin bir sonucu. 

Nur Horsanalı etnografya araştırmaları, yerel tasarım ve zanaatlarla ilgilenen bir tasarımcı. 2017’de Bilgi Üniversitesi’nden mezun olan Horsanalı, Finlandiya’da Aalto Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Okulu’nda yüksek lisans eğitimine halen devam ediyor. 

Video desteği: Poyraz Tütüncü, Ozan Şahin, Hamit Çakır

AN I: DİJİTAL BENLİĞİMLE KONUŞMAK
2018
Camilo Oliveira

Her yerde hazır ve nazır olan dijital teknolojilerle birlikte giderek daha çok medya tüketir ve üretir hâle geldikçe, kendi benliğimizle ilişkimiz de değişiyor. Yoğun bilgi paylaşımı, kimlik kargaşası, yüksek özbilinç ve gelecek korkusunun hakim olduğu bir çağda, belki de kendi düşüncelerimiz üzerine düşünmenin yeni bir yolunu bulmamız gerekiyor. An I platformu, deneyimlerinizi ve düşüncelerinizi incelemek için yapay zekâdan yararlanarak, genç yaştan itibaren sizinle birlikte büyüyecek dijital bir avatarla diyaloğa girmenizi sağlayan bir özöğrenim aracı. Ya konuştuğunuz kişi bir arkadaş, aileden biri ya da bir psikolog yerine kendiniz olsaydı?

Camilo Oliveria tasarım, araştırma, teknoloji ile sanatı iç içe geçirerek, dijital çağdaki insanlık durumunu sorgulayan kurgu senaryolar üretiyor. Oliveria Brezilya’da Paraná Papalık Katolik Üniversitesi'ndeki mimarlık eğitiminden sonra, yüksek lisansını 2018 yılında Eindhoven Tasarım Akademisi Toplumsal Tasarım bölümünde tamamladı.

[Aİ]STANBUL: MAKİNEYE ÖĞRETMEK
2018
Ersin Altın, Burçak Özlüdil, Augustus Wendell, Amy K Hoover

[Aİ]stanbul, İstanbul’u öğrenmek isteyen bir makine. Kullandığı doğal dil ve sergiye gelen ziyaretçilerle kurduğu görüntülü etkileşimler yoluyla yaşadığı yer temelli deneyimleri sahiplenip kendinin kılabiliyor. Başka bir deyişle, Okullar Okulu’nun altı haftası boyunca ziyaretçiler kişisel hatıralarını, gündelik meselelerini, İstanbul’un ulaşımı ve ziyaret edilebilecek yerleriyle ilgili pratik bilgileri paylaştıkça, [Aİ]stanbul makinesi de daha akıllı hâle gelecek. Ziyaretçiler ise İstanbul’u makineden öğrenme fırsatı yakalayacak. [Aİ]stanbul, şehriniz hakkında sizin bildiğinizden daha fazlasını öğrenebilecek mi?

Mimarlık ve tasarım alanında çalışan akademisyenler ve profesyoneller olan Ersin Altın, Burçak Özlüdil, Augustus Wendell ve Amy K. Hoover, ortak ilgi alanları sonucunda bir araya geldiler. Değişen beden, ev ve şehir algısı, dijital mekân simülasyonu, analizi ve araştırması, insan yaratıcılığının desteklenmesi, insan yaratıcılığı yapay zekâyla kolaylaştırılması gibi bireysel ilgi alanlarını bir araya getiriyorlar.

TASARIM ÖRÜNTÜLERİ
2018
Annika Frye

Tasarım sürecinin içine suya dalar gibi dalmak mümkün olsaydı eğer, neler bulurduk? Tasarım Örüntüleri, tasarım kuramcısı Christopher Alexander’ın 1962 tarihli “Formun Sentezi Üzerine Notlar” başlıklı doktora tezinde ana hatlarını ortaya koyduğu Örüntü Dili’nden esinlenen bir sanal gerçeklik deneyimi. Üretimsel tasarımın temelini oluşturan bu yöntem, tasarım problemlerini sistemler ve alt sistemler olarak ayırdıktan sonra bu sistemleri örüntü benzeri yapısal diyagramlar olarak temsil etmeye dayanıyor. Ziyaretçiler, VR kulaklıklar sayesinde sonuçları bir enstalasyon gibi deneyimleyebiliyor, hatta üzerine tırmanabiliyor. Proje, Matylda Krzykowski’nin başlattığı eğitsel bir sergi formatı olan Muthesius Paralaksı’nın bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Annika Frye, pratik ile teorinin sınırında çalışıyor. Seri üretim, deneysel süreçler ve yeniliğin kaynağı olan tasarım sürecinin estetik nitelikleriyle ilgileniyor. Frye, öğretim üyesi olduğu Kiel Muthesius Sanat ve Tasarım Üniversitesi'nde çalışmalarını tasarım bilimi ve tasarım araştırması alanlarında yürütüyor. Tasarım Örüntüleri projesi, Caroline Nölle’nin katkılarıyla gerçekleştirildi.

KESİŞEN PARALELLER
2018
Amandine David

Kesişen Paraleller, sepetçilikle uğraşan Esmé Hofman ile üç boyutlu baskı ustası Joris van Tubergen’in birlikte çalışmasını sağlayarak, bir sepet örme tekniği olan elle sarma ile üç boyutlu baskı arasındaki etkileşimleri araştırıyor. Bu iki zanaatkâr da nesnelerini aynı prensiple, ister doğal liften isterse eriyik plastikten olsun, bir telin üzerinden diğerini geçirerek üretiyor. Enstalasyon, numuneler ve başarısız olmuş deneylerden aletlere ve son ürünlere kadar çok çeşitli insan yaratılarının bir ekosistemini ortaya koyuyor. Enstalasyonun her parçası, insan bilgisinin bir kesişim noktası gibi ele alınıyor. Katlanarak biriken bu kesişmeler, tasarımın tek bir sonuca doğru giden bir yoldan ziyade, birlikte araştırmaya elverişli zengin bir zemin olduğunu gösteriyor.

Amandine David, paylaşımı tasarım süreçlerini yeniden tanımlamanın bir yöntemi ve olanağı olarak görüyor. Çokdisiplinli ve kültürlerarası işbirliğinin değerini araştıran tasarımcı-zanaatkâr karşılaşmaları yaratmayı amaçlayan gezici konaklama programı Hors Pistes'nin kurucularından olan David, Hollanda’da Eindhoven Tasarım Okulu ve Fransa’da La Martinière Diderot’da öğrenim gördü.

MUTHESIUS PARALAKSI
2018
Matylda Krzykowski, Annika Frye ve öğrencileri

Tasarım eğitimi arayüz üretimine, bağımsız sistemlerin etkileşim kurma yöntemlerinin yaratılmasına mı indirgendi? Bir video ve kitap, Muthesius Akademisi’ndeki endüstriyel tasarım öğrencilerini ve hocalarını, görselleştirme, yeniden üretme, yoğunlaşma ve sanallık gibi günümüz stratejilerini, bu stratejiler sanki bir arayüzmüş gibi bozuma uğratıp parçalarını yeniden bir araya getirirken belgeliyor. Farklı bir açıdan bakmak farklı görüşler sunuyor, paralaks da böyle bir şey. Öğrenciler alternatif görüşlerini araçlara, kısa ömürlü süreç nesnelerine, yeni malzemelere ve mecralara dönüştürdü. Çalışmaları, katmanların farklı illüzyonlar yaratmak için farklı hızlarda hareket ettiği popüler dijital paralaks etkisini doğuran, yürüyerek gezilen bir post-dijital arayüz yerleştirmesi ile sergileniyor. 

Kiel’de bulunan Muthesius Sanat Akademisi’nin Endüstriyel Tasarım bölümü, dijital ve tıbbi tasarımın yanı sıra ürün ve arayüz tasarımı üzerine çalışıyor. 1907’de kurulan okul, Almanya’nın kuzeyindeki başlıca tasarım eğitimi ve araştırması kurumu. Ziyaretçi öğretim üyesi Matylda Krzykowski bir tasarım küratörü ve disiplinlerötesi iletişim bilimci. Tasarım bilimi hocası Annika Frye ise bir tasarımcı ve tasarım kuramcısı.

Öğrenciler: Jakob Brand, Katharina Graff, Franziska Schneider, Benjamin Unterluggauer, Alex Niggemeyer, Leon Clausen, Sebastian Kommer, Henrieke Neumeyer, Hansol Kim 
Fotoğraf: Jonathan Simon-Weidner

AKIŞLAR OKULU

Gerek dijital gerekse analog, gerek soyut gerekse bedenleşmiş bilgi ağlarını, kürelerini ve bağlantılarını araştıran Akışlar Okulu, teknolojileri ve hiyerarşileri eleştirel bir yaklaşımla ele almayı amaçlıyor.

Tarihi İpek Yolu’ndan taşınan hazinelerden zehirli bir Japon balığının Türkiye'de görülmesine, internet üzerinden satın aldığımız şeylerden ekranlarımız aracılığıyla tükettiğimiz medya içeriklerine kadar her şey, bir mübadele ağı içinde gerçekleşen sayısız bağlantının bir sonucu. Akışlar Okulu’nda gerçekleştirilen projeler, en yakın çevremizi ürettikleri hâlde görünmez kalan sistemleri, örgü, sabun ve çizimlerden radyo, performans ve yayıncılığa kadar hem beklenmedik hem de tanıdık bir dizi mecra aracılığıyla görünür hâle getiriyor. Aksi hâlde soyut kalacak bu sistemlerin bu şekilde maddileştirilmesi, bilginin genişleyen gücünü duyularla idrak etmenin farklı bir yolunu sunuyor.

Kendi ağ kuramlarıyla Alman kültür kuramcısı Peter Sloterdijk’in yazını arasında bir bağ gören Fransız düşünür Bruno Latour, “Her ne kadar ağlar, yerel noktalardan hareket eden uzun mesafeli ve beklenmedik bağlantıları açıklamakta iyi bir iş çıkarsa da; küreler yerel, kırılgan ve karmaşık ‘atmosferik şartları’ açıklamakta daha kullanışlı,” gözleminde bulunuyor. Ağlar yekpare değil; geleneksel iktidar hiyerarşilerini ve farklılığın katma değerlerini yeniden şekillendirecek yoğunluktaki bağlantı kümeleri ya da küreleriyle güçlenip derinleşiyor. Akışlar Okulu kendi eğitim ağımızın ve küremizin failleri hâline gelme sorumluluğunun bize ait olduğunu hatırlatıyor.

FUGU OKULU
2018
åbäke

Japonya’ya has lezzetlerden  zehirli fugu balığı, 2003’ten beri Türkiye kıyılarında da görülmeye başladı. Bavulunu toplayıp balığın yeni evinde nasıl karşılandığını görmek için yola çıkan tasarımcı, bu yolculuğun sonunda, ulus-devlet sınırlarına tamamen kayıtsız olan bu yaratığın istilacı bir tür olduğunu keşfetti. Karşımıza çıkan mimarlar, aşçılar, törebilimciler, dilbilimciler ve daha başkalarından küresel ısınma, Süveyş Kanalı’nın yapımı, yeni yemek pişirme usulleri, grafiti ve daha pek çok başka şey öğrenip bir sürü hikâye dinlediğimiz bu yolculuk boyunca, tek bir şeyin peşinde dünyanın öbür ucuna kadar oyunlar oynayarak gittiğimizde, ortaya nasıl muazzam bir bilgi dünyasının çıktığına tanık oluyoruz.

åbäke geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğine denk gelen üniversite yıllarında, İsveç, Fransa ve Birleşik Krallık’taki tasarım ve sanat okullarına devam etmiş olan 40’lı yaşlarındaki dört kişiden oluşan bir grafik tasarım kolektifi. Şimdilerde eğitmenlik ve ebeveynlik yapıyor, atölyeler düzenliyorlar. 

DÜNYALAR ÖRMEK
2014–2018
Ebru Kurbak, Irene Posch, So Kanno, Hannah Perner-Wilson, Mika Satomi

Örgü, dokuma, tığ işi ve nakış gibi el işlerinden ortaya çıkmış olsa, elektronik dediğimiz şey neye benzerdi? El işi yapanlar tekstil imalatı aracılığıyla elektronik endüstrisinin gelişimini tetiklemiş olsaydı, teknoloji bugün olduğundan nasıl farklı olurdu? Dünyalar Örmek, tekstil ile elektronik dünyasını geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman anlatılarından yararlanarak yepyeni yollardan iç içe geçiriyor. Proje, işleyen bir elektronik teknolojisi üretmenin alternatif bir yolu olarak, hayli geleneksel dokuma tekniklerine başvurmanın yaratabileceği gerilime odaklanıyor. Çoğunlukla değeri yeterince bilinmeyen bilgilerin ve becerilerin umulmadık potansiyellerini açığa çıkaran bu nesneler ve yerleştirmeler, herkesçe kabul gören değer sistemlerini ve bunların dolaylı etkilerini sorgulamayı amaçlıyor.

Dünyalar Örmek, Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde tasarımcı Ebru Kurbak’ın girişimiyle başlatılan sanat odaklı bir araştırma laboratuvarı. Avusturya Bilim Fonu (FWF): AR 284-G21’in desteğiyle, Kurbak'ın yürütücülüğünde ve baş araştırmacı Irene Posch’un katkılarıyla sürdürülen projeye, konuk sanatçılar So Kanno, Hannah Perner-Wilson ve Mika Satomi de katkı sundu.

DENİZİN FİZİKİ COĞRAFYASI
2018
Studio Folder

Matthew Fontaine Maury’nin kaptanın seyir jurnalinden derleyip denizcilere yeniden dağıttığı 19. yüzyılın pilot haritaları, yalnızca modern denizbilimin değil, aynı zamanda açık verinin de kökenlerini temsil ediyor olabilir. O günden bu yana günümüz denizcileri istikamet aletleri olarak astronomik cisimlerden vazgeçerek görülmemiş ölçüde soyut ve görünmez bir veri bulutu kullanmaya başladı. Tüm gemileri izleyen otomatik bir tanımlama sistemine erişim sağlayan bir anten, gerçek zamanlı açık veri çeken bir sinyal çözücü, özel üretim bir projektör ve bir dizi analog veri merceği kullanan bu çoklu ortam yerleştirmesi, Boğaz hattının deniz çevresini görüntülemenin alternatif bir yöntemini sunuyor.

Studio Folder, 2011 yılında Marco Ferrari ile Elisa Pasqual tarafından kurulan bir görsel araştırma merkezi. Katılımcılar, fikirleri ve kavramları görselleştirirken, editörlük, sanat yönetmenliği, sergi tasarımı, veri görselleştirme, web sitesi ve dijital ortam yayıncılığı gibi bir dizi farklı alanın sunduğu imkânlardan yararlanıyor. Ferrari ve Pasqual, Venedik’te bulunan IAUV Üniversitesi’nde ve Londra Mimarlık Birliği’nde eğitim gördüler.

SIKÇA SORULMAYAN SORULAR
2015-2016
Ebru Kurbak

Bütün insanlar, becerilerini bulundukları fiziksel, toplumsal ve kültürel ortamda ayakta kalmaya çalışırken geliştiriyorlar. Ne var ki başka bir yere göç edildiğinde, bu becerilerin bir kısmı da işe yarar olmaktan çıkıyor. İnsan yeni bir iklim, yeni bir dil, yeni toplumsal davranış kuralları, yeni adetler, yeni tutumlarla karşı karşıya kalabiliyor. Kişiden hiç bitmeyecek bir öğrenme sürecine girmesi bekleniyor. Sıkça Sorulmayan Sorular, Avusturya’ya yeni gelenlere şu basit sorunun yöneltilmesiyle ortaya çıktı: Hangi işte iyisinizdir? Göç etmiş bilgiler ve becerilerin görmekte olduğunuz bu seçkisi, bize çoğu zaman unuttuğumuz bir şeyi hatırlatmak istiyor: Bir şeyin değeri, toplumsal bir inşadan ibaret, bu değer asla mutlak bir gerçeği ifade etmiyor.

Sanatçı, tasarımcı ve eğitimci Ebru Kurbak, Viyana’da yaşıyor. Yüksek lisansını İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamlayan Kurbak, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Linz Güzel Sanatlar ve Endüstriyel Tasarım Üniversitesi'nde dersler vermeye devam ediyor. Yakın zamanda Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde Dünyalar Örmek’in proje liderliğini üstlendi.

ARALIKSIZ DERS
2018
Farzin Lotfi-Jam ve Mark Wasiuta

Aralıksız Ders, tek derslik bir okul. Derste, görsel ilginin ve görsel-işitsel talimatların tarihindeki bölümler aracılığıyla 20. ve 21. yüzyılın ayırt edici bir özelliği olan “kontrol” olgusu, algı ve etkileşimlerin ufak formları aracılığıyla ise bu kontrolün nasıl deveran ettiği inceleniyor. Çoğunlukla bütüncül, anlaşılması zor, sınırları belirsiz olduğu düşünülen kontrolün belli maddi, biçimsel ve pedagojik yapılar aracılığıyla dünyamıza ve kentlerimize nasıl da kök salmış olduğu gözler önüne seriliyor. Kontrolün en küçük algılarda ve etkileşimlerde dahi nasıl işleyebildiği araştırılıyor. İnsanın eğitiminin hiç bitmediği ve makine öğreniminin durmaksızın ileriye taşındığı çağımızda, herhangi bir eğitim ya da karşı-eğitim yönteminin, kontrolün yakın tarihi ile mevcut tekniklerini mutlaka göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanıyor.

Farzin Lotfi-Jam, mekân, yazılım ve medya tasarımına odaklanan çokdisiplinli bir stüdyo olan Farzin Farzin’in yürütücüsü. Columbia Üniversitesi ve RMIT Üniversitesi’nden dereceleri olan Farzin; Cooper Union, Irwin S. Chanin Mimarlık Okulu’nda ders veriyor. Küratör, yazar ve mimar Mark Wasiuta ise Columbia Üniversitesi Mimarlık, Planlama ve Koruma Yüksek Okulu'nda hocalık yapıyor.

İSTANBUL TEKNO-TURİZMİ
2018
Ana Peñalba

Bilginin küreselleşmesi, artan parçalılığı ve aşırı yoğunlaşmasıyla birlikte, insan yaratımı nesnelerin ve binaların tasarımı eskisinden çok daha karmaşık bir hâle geldi. Hakikat-sonrası olarak nitelendirilen olgular, yalnızca kentlerimizin sosyo-politik sınırlarını değil, fiziki çevremizi algılama biçimimizi de belirliyor. Instagram uyumlu binalar, mimarilerinin ötesinde bir şeye dönüşüyorlar: Kolektif bilgi üretimimiz bu binaların kimliklerini dönüşüme uğratıyor, küreselleşmiş medyamızda dolaşan bilgiyi manipüle etme biçimimiz ise tasarımlarının çarpıtılmasına yol açıyor. İstanbul’un simgesi haline gelmiş olan binaları sosyal medyanın dijital matrisi içinden incelemek, fiziki mimarilerinin ötesinde, bu binaların doğası hakkında bize neler söyleyebilir?

Ana Peñalba New York’ta yaşıyor ve çalışıyor. Araştırmalarında, kentin kolektif tahayyülümüzle inşa ettiğimiz, fiziki bir varlığı olmayan sosyo-politik formlarına odaklanıyor. Madrid Politeknik Okulu’ndan (ETSAM) mezun olan Peñalba, Barnard-Columbia Mimarlık Okulu’nda dersler veriyor.

ARGO
2018
Radioee.net ve PUB Radio

Argo dili kodlar ve çelişkiler yoluyla nasıl aktarılabilir ve sürdürülebilir? Akışkan sözcük formasyonları fikirlerin nasıl göç ettiği hakkında bize neler söyleyebilir? Okuldaki dilbilgisi derslerinden sokakların bilgeliğini taşıyan sözcüklere geçildiğinde, öğrenme süreci nasıl dönüşüme uğrar? ARGO bir yandan İstanbul’un sokaklarını, meydanlarını ve merdivenlerini arşınlarken, bir yandan da dil ve diller arası öğrenme üzerine internette canlı bir radyo yayını gerçekleştirecek. Radioee.net + PUB Radio, konuşmalarda, şarkılarda ve seste geçen argoları, jargonları, deyişleri ve deyimleri yayınlayacak. 

Radioee.net (radio espacio estación) internet üzerinden yayın yapan gezici ve çok dilli bir radyo kanalı. Bu gezici radyo yollara düşüyor, yolda giderken hareketlilik ve hareket üzerine 24 saatlik yayınlar gerçekleştiriyor. Dünyanın farklı yerlerindeki dinleyicilerine çokdilli konuşmaları, müzikleri ve sesleri dinleterek, zamanla belli bir yerin işitsel bir portresini oluşturuyor. Radioee.net, ARGO projesini Amsterdam'da bulunan Sandberg Enstitüsü öğrencilerinin radyosu PUB Radio ile birlikte yürütüyor.

YAY-POP DERGİSİ
2018
Onagöre

On yıllardır basılı yayıncılığın öldüğü söylenip duruyor. Oysa bugün her zamankinden daha çok yayın basıyoruz, okuyoruz ve üretmek istiyoruz, üstelik artık buna herkes katılabiliyor. O hâlde asıl mesele yapıttan ziyade bilgi üretme sürecinin kendisi olabilir mi? Sergide altı hafta boyunca, içeriğinin hazırlanmasından tasarımı ve basımına kadar bir dergi çıkarma sürecinin tamamına canlı olarak tanık olunacak. Dijital çağda küçük ölçekli yayıncılığın hem zorluklarına hem de sunduğu olanaklara odaklanan bir dergi projesi olan YAY-POP (Yayıncılığı Anlarken Yayımlanan - Publishing on Publishing) Türkiye'deki ve yurtdışındaki kitapları, oyunları, müzikleri ve diğer yayıncılık etkinliklerini konu edinecek. Proje, bienal ziyaretçilerini her cuma akşamı bu üretim sürecine katılmaya davet ediyor.

Canlı ve çokişlevli bir atölye olan Onagöre, sanatçı ve mimar Ali Taptık ile grafik tasarımcısı Okay Karadayılar arasında 2005 yılından bu yana devam eden yaratıcı ve üretken kimyanın bir dışavurumu.

ŞİİRSEL BİLGİSAYIM: ARŞİV
2018
Taeyoon Choi

İşimizin ve bilgimizin en özel alanları daha geniş ağlarda nasıl işler? Sanatçıların idaresindeki Şiirsel Bilgisayım Okulu, açık kaynak ilkelerine göre işliyor ve akademik ve idari verilerini internet üzerinden yayımlıyor olsa da belgelerin bazılarını herkesin erişimine açmıyor. Öğrencilere yazılmış, yayımlanmamış mektuplardan, ders notlarından; idare, yazılım ve medyayla ilgili belgelerin yanı sıra daha önce görülmemiş başka kayıtlardan oluşan koleksiyon, arşivin evrimi ve perspektifine dair önemli ipuçları sunuyor. Eş düzeyler arası ağ (peer-to-peer network) sayesinde New York’taki ilk arşivle doğrudan bağlantısı olan İstanbul enstalasyonu, merkeziyetçi olmayan dijital ağların mekanizmalarına elle tutulur, somut bir biçim kazandırıyor.

Sanatçı, eğitimci ve aktivist Taeyoon Choi’nin sanat pratiği, hikâye anlatıcılığına ve toplumsal eyleme temel oluşturan performanslara, elektroniğe, çizimlere ve enstalasyonlara odaklanıyor. Choi, 2013 yılında New York’ta "Daha Fazla Şiir, Daha Az Demo" mottosuyla Şiirsel Bilgisayım Okulu’nu kurdu.

YALNIZ GEZEGEN
2016–2018
Ebru Kurbak

Biz dışarıdakilerin zihninde Suriye, “güvenle yolculuk edilebilecek egzotik yerlerden biri” iken artık “dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri”ne dönüştü. Oysa çatışma bölgelerindeki insanlar bu durumu siyah ve beyazın ötesinde, bambaşka bir şekilde yaşıyor. Gündelik hayat kısmen de olsa, savaş sırasında akmaya devam ediyor. Bu arada olma hâliniyakalayabilmek adına seri üretim bir gezi rehberi, Suriye’den yeni göçmüş insanlarla yapılan birinci elden görüşmelerle kesintiye uğratıldı. Bu rehber, tek bir gerçekliğin tek bir bakış açısından kapsayıcı bir dökümünden ziyade, farklı insanların algıladığı, farklı mecralarla aktarılan birçok gerçekliğin bir haritasını sunuyor.

Sanatçı, tasarımcı ve eğitimci Ebru Kurbak, Viyana’da yaşıyor. Yüksek lisansını İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamlayan Kurbak, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Linz Güzel Sanatlar ve Endüstriyel Tasarım Üniversitesi'nde dersler vermeye devam ediyor. Yakın zamanda Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde Dünyalar Örmek’in proje liderliğini üstlendi.

GEÇİŞ OKULU
2018
Aformal Academy ve ARK.WORLD

Bundan iki bin yıl önce, Asya ile Avrupa’nın canlı merkezleri çok çeşitli materyal, kültür ve fikir akışlarıyla birbirine bağlanmıştı. Bugün aynı bölgede kent merkezlerinin yeniden kümelenmesine tanık oluyoruz. Geçiş Okulu, bir yandan bu kentsel kümelenmenin bağlamını araştırırken, bir yandan da tasarımda bilgi alışverişi ve üretimine dönük kendi yerel-üstü ağını yaratıyor. Bu kent merkezlerinden Bangkok, Doha, Saygon ve İstanbul’da düzenlenen atölyelerde, yerel-üstü akışların yanı sıra malzemelerin ve nesnelerin içerdiği üretim ve emek katmanları hakkında daha fazla şey öğrenmek için tasarım araştırmaları ve deneyleri yürütüldü.

Aformal Academy, Rotterdam ve İnci Nehri Deltası merkezli mimarlık ve tasarım ofisi “Land and Civilization Compositions” (Toprak ve Uygarlık Bileşimleri) tarafından hayata geçirilen deneysel bir okul programı. ARK.WORLD ise Amsterdam’da Roosje Klap’ın öncülük ettiği bir tasarımcılar ortaklığı. Atölyeler; INDA/Bangkok, VCU /Doha, RMIT/Saygon ve Bilgi Üniversitesi/İstanbul’da düzenlendi.

AÇIL SUSAM AÇIL
2018
CMP Office

"Ali Baba nazik ve zeki bir iş insanıydı, köye büyük yardımları oldu,”  diyor Alibaba.com’un kurucusu Jack Ma. Suriye topraklarına ait çok eski bir halk masalı ile tüketiciden fabrikaya online satış hizmeti sunan bir Çin e-ticaret şirketi arasındaki alegorik bir ilişkiden yola çıkan Açıl Susam Açıl, kırılgan toplumların nasıl topluluklar oluşturduğu, nasıl nesneler tasarladığı ve kültürler ürettiği üzerine bir düşünme alanı açmak amacıyla, kurgusal fragmanlardan oluşturulmuş bir enstalasyon. Şam’daki sabun fabrikalarının göçünü, pahalı el çantalarının taklitlerini üreten deri işçilerini ve Avrupa başkentlerinin kamusal alanlarını geri alan sokak satıcılarını odağına alan Açıl Susam Açıl, “yeni dünya düzensizliği”mizdeki üretim çevrimlerini ve makro düzeydeki yer değiştirmeleri mikro düzeydeki yakınlıklar üzerinden araştırıyor. Peki biz de kendimizde, büyük ölçekli dönüşümleri başlatma gücünü görebiliyor muyuz?

CMP Office, Kraliyet Sanat Koleji mezunu Charlotte-Maëva Perret’in bir çalışması. Güzel sanatlar, yayıncılık ve moda alanlarında tasarım araştırmacısı ve sanat yönetmeni olarak çalışan ve dersler veren Perret, kültür ekonomileri arasında tercüme yapmanın ve dolaşım sağlamanın bir aracı olarak göstergebilimden yararlanıyor. 

DÜNYA OKULU

Dünya Okulu, neyin doğal, neyin felaket, neyin ilerleme olduğu; gezegen ile insanın kırılgan ilişkisini yeniden müzakere etmek zorunda kaldığımızda bunun muhatabının kim olacağı sorularını soruyor.

Savaş, kıtlık, iklim değişikliği... Haberlerde, mevcut durumumuzun sürekli bir krize işaret eden korkunç bir tablosuyla karşılaşıyoruz. Dünya Okulu’nda yer alan projeler; müşterek üretim ve kurumsal ortaklıklardan sanatsal araştırmaya; veri analizine, eleştirel uğraşa veya el-işinden makine-işine kadar proje temelli bir dizi öğrenme stratejisine başvuruyor. Ama bu farklı stratejilerin hepsi de, kapitalist büyümeyi gezegenin kaynak ve ritimlerinin önüne koymanın; küresel öncelikleri kimin belirlediğini sorgulamanın ve bunları tersine çevirmenin gerekliliğinin farkında. Sergideki etkin bir öğrenme mekânı, kaderci yörüngeleri yeniden tahayyül etme fırsatları sunuyor.

“Kadercilik tümüyle yadsınmalıdır. Bizler dönüştürücü varlıklarız, idare edilecek varlıklar değil,” diyordu Brezilyalı eğitimci Paulo Freire, bu yıl 50. yaşını dolduran Ezilenlerin Pedagojisi kitabında. Bu ufuk açıcı metin, okullarda öğretmenlerin öğrencilere nasıl da bilginin, bankada para biriktirmek misali içinde biriktirileceği boş kaplar olarak yaklaştığını gözler önüne seriyor. Bu tür bir okul eğitimi öğretmenlerin her şeyi bildiğini varsayıyor, öğrencilerin öğretmenlerden daha fazla bilmesini engelliyor, yeni fikirler ve yeni bilgiler yaratma potansiyelini örseliyor. Dünya Okulu ise bizi bolluk ve kıtlık, jeopolitika ve gelecek hakkında kaçınılmaz olduğunu düşündüğümüz şeylere şüpheyle bakmaya çağırıyor.

DEPREM DİPLOMASİSİ OKULU
2018
Navine G. Khan-Dossos

Yunanistan ve Türkiye’de 1999 yılında meydana gelen depremler, kaynakların karşılıklı koordinasyonunun sağlanması ve gelecek depremlere hazırlanmak için ortak araştırmalar yürütülmesi anlamında, hem politik hem de jeolojik açıdan dikkate değer bir uğraktı. Deprem Diplomasisi Okulu, Atina ve İstanbul’da düzenlediği bir dizi atölyeyle, insanların o döneme dair anılarıyla ilişki kurmayı amaçladı. Katılımcılar, katmanları iki ülke arasındaki diyaloğu yeniden canlandıran desenler ve sembollerden oluşan, deprem merkez üssünü anımsatan resimleri hep birlikte ürettiler. Anılar nasıl gündelik yaşamın dokusunun bir parçası hâline gelir; hareket etme veya şehirlerle, ülkelerle ve birbirimizle ilişkilenme biçimimizi nasıl etkiler?

Navine G Khan-Dossos, Atina’da yaşayan bir görsel sanatçı. Cambridge Üniversitesi’nde Sanat Tarihi, Kuveyt Üniversitesi’nde Arapça, Londra’da Prince’s School of Traditional Art’ta İslam Sanatı eğitimi alan sanatçı, güzel sanatlarda yüksek lisans derecesini Londra’daki Chelsea Sanat ve Tasarım Koleji’nde tamamladı.

Asistan: Anastasia Perahia
Atina mekânları: Matthieu Prat ve Kassandras 
Benoit Durandin, Zina Sarris ve Annie Fletcher’a teşekkürler.

SUDA UMUT
2018
SO? ve katkıda bulunanlar

İstanbul’da bir deprem durumunda kullanılacak acil toplanma alanları 2001 yılında belirlendi. Ne var ki o tarihten sonra bu kamusal alanların büyük bir kısmının üzerine binalar yapılması, acil bir durumda insanların nerede barınacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Suda Umut, iki üniversitenin üç bölümünde sürdürülen disiplinlerarası bir araştırma ve eğitim deneyinin bir ürünü. Projenin sonucunda, depremde oluşacak bir tsunamiden etkilenmeyecek bir bölge olan Haliç üzerinde kullanılabilecek yüzer bir yapının kurgusal bir prototipi ortaya çıktı. Bu prototip yapı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde su üstünde görülebiliyor.

SO?, Sevince Bayrak ve Oral Göktaş tarafından İstanbul’da kurulan bir tasarım, mimarlık ve şehircilik stüdyosu. Dünya çapında ödüller kazanan ve sergiler gerçekleştiren iki sanatçı da halen İstanbul MEF Üniversitesi’nde dersler veriyor. Suda Umut, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ve Sosyoloji bölümü ile MEF Üniversitesi Mimarlık bölümü öğrencilerinin ortak çalışmasının sonucu. Proje, Metal Yapı, Fibrobeton, Pekintaş ve Polinet’in katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

HAREKET EDEN YERİN KENDİSİ OLDUĞUNDA COĞRAFİ SINIRLAR NASIL DEĞİŞİR?
2016–2017
Cihad Caner

Bir yandan dünya, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük göçmen akınlarından birine tanık oluyor, bir yandan da su krizi acil çözüm gerektiren küresel meselelerden biri olarak öne çıkıyor. 2007–2010 yılları arasında Suriye’de yaşanan kuraklık, devam eden çatışmaların ve göç dalgasının temel nedenlerinden biri olmasına rağmen, savaş ve suyla ilgili söylemler ısrarla birbirinden ayrı tutuluyor. Bir kaçış yolu haline gelen Akdeniz hakkında yapılan 485 haberin veri analizine dayalı bu çok mecralı ve izleyiciyi kuşatan yerleştirme, gezegenle ve insanla ilgili kaygılar arasındaki uyumsuzluğu ve bunlardan hangisinin daha önemli olduğunu vurgulamak için suyun dinamik ve meditatif bir imgesinden yararlanıyor.

Cihad Caner, Rotterdam ve İstanbul’da yaşayan bir sanatçı. Caner, ötekiler ve gündelik nesnelerin yanı sıra savaş, direniş ve göç gibi koşullar etrafında gelişen imge kültürünü araştırırken fotoğraf, video, CGI ve heykel gibi mecralardan yararlanıyor. Sanatçı, yüksek lisans eğitimini Rotterdam Piet Zwart Enstitüsü Medya Tasarımı ve İletişim bölümünde tamamladı.

YAŞAMAYA DEVAM
2016–2018
SulSolSal

Herkeste yaklaşan bir felaket duygusu uyandıran, hiç bitmeyen bir iklim değişikliği, politik altüst oluş ve ekonomik güvencesizlik krizi yaşıyoruz gibi görünüyor. Peki kim bunun için bir şeyler yapmaya çalışıyor? Hükümetler birbirleri üzerinde güç elde etmekle meşgul, iş dünyası ise gözü dönmüş bir hâlde para kazanmanın peşinde. Boş zamanlarımızda yeni hayatta kalma stratejileri bulmak artık daha ziyade bize düşüyor. Yaşamaya Devam, toplumun gelecekte yaşanması kaçınılmaz gibi görünen kıtlık olgusuna uyum sağlama ve bunun için öğrenmek üzerine devam eden bir tasarım araştırmasına dayanıyor. Hayatta kalma mücadelesi veren toplulukları ve bu toplulukların ihtiyaçlarını karşılayan tuhaf ticari ürünleri araştıran enstalasyon, kışkırtıcı çalışmalarıyla kaderci gelecek tasavvurlarına meydan okuyan 20 tasarımcı ve sanatçıyı bir araya getiriyor.

SulSolSal, Hannes Bernard ve Guido Giglio tarafından Amsterdam, Cape Town ve São Paulo’da yürütülen bir tasarım araştırma pratiği. Bernard ve Giglio, Lahey Kraliyet Sanat Akademisi, Eindhoven Tasarım Akademisi, São Poulo Instituto Europeo di Design ve Batı Bahia Federal Üniversitesi’nde dersler veriyorlar.

Katkıda bulunanlar: Gizemden Arındırma Komitesi, Andrea Karch, Tattfoo Studio, Fahmy Shahin, Arvid&Marie, Theo Deutinger, N55, Janna Ullrich, Mary Ponomareva, Filistin’den Uzlaştırıcı Tasarım, Meeus van Dis, Lukas Engelhardt, Adam Harvey ve Anastasia Kubrak, João Roxo, Tasarım Yer Değiştirme Grubu, İnsan Hakları Vakfı, Kerim Bayer

ÇİN SİSMİK ARAŞTIRMALARI
2018
Nina Wiesnagrotzki

Çin Sismik Araştırmaları, M.S. 132’de Çinli bilim insanı ve şair Zhang Heng’in icat ettiği deprem tahmin aletini yeniden yapmaya yönelik, bunu yaparken film ve heykelleri kullanan kurgusal bir girişim. Bu aletin nasıl yapıldığını ve fonksiyonel endekslerini ayrıntılandıran Çince karakterlerden –sembolik kurbağa ve ejderha, Yin ve Yang, Çin’de uğurlu sayılan 8 rakamı– yalnızca 238’i bugün mevcut. Tüm dünya tarafından depremi tahmin eden ilk alet olarak kabul edilse de, aletin gerçekten çalıştığına dair elimizde hiçbir kanıt bulunmuyor. Mit ile bilim, Doğu ile Batı, dolaylı sembolizm ile kontrol edilebilir işaretlerin hepsi bu hayali aletin yeniden yorumunda birbiriyle çatışıyor. Bilgiye salt bilimsel ve Avrupa merkezli yaklaşarak ne kaybetmiş olabiliriz?

Nina Wiesnagrotzki Berlin’de yaşayan ve çalışan bir sanatçı ve filmci. Hamburg Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu, Münih ve Hamburg’da tıp okudu. İşleri dünya çapında, aralarında Bangkok, Hamburg, Brüksel, Berlin, Pekin, Leipzig ve Viyana’nın da  olduğu  kentlerde sergilendi.

UYUM ARAYÜZLERİ
2017–2018
Sissel Marie Tonn

Akla oldukça aykırı düşen insan yapımı depremler olgusuna; duyusal, jeolojik, tekno-bilimsel ve bürokratik arayüzlerde rastlanabiliyor. Mekâna özgü araştırmaya dayanan bu diyagramlar, Hollanda’nın Groningen eyaletinde doğalgaz sondajı yüzünden meydana gelen depremleri anlayabilmek için işte bu kesişimin izini sürüyor. Bilimsel deprem araştırmalarını, depremin beden üzerindeki etkilerini içerecek şekilde yeniden analiz eden çizimler, depremin ruhumuz ve benliğimiz üzerindeki etkisini haritalandıran daha geniş bir projenin parçası. Okullar Okulu’nun altı haftası boyunca sanatçı, İstanbul’un Uyum Arayüzleri’ni araştıracak. Yalnızca bilimsel gereçleri değil, duyularımızı da kullanarak gezegenin doğal ve jeopolitik ritimlerinden ne öğrenebiliriz?

Sissel Marie Tonn Lahey’de yaşıyor. Sanatçı ve sık sık ortaklaşa çalıştığı Jonathan Reus ile birlikte, Flora Reznik’in de yardımıyla sanatçı ve araştırmacılar için karşılıklı bir bilgi alışverişi ortamı sağlayan Platform for Thought in Motion’ın (Devinim Hâlindeki Düşünce Platformu) kurucusu. 

ALG PATLAMASI
2018
Atelier LUMA Deniz Yosunları Laboratuvarı

Tasarım ile biyoloji, mevcut deniz yosunlarının varlığını; mikro ve makro deniz yosunlarının yerel olarak yetiştirilme potansiyelini ve bu potansiyelin, petrolden üretilen plastiklerin yerini alabilecek biyopolimerlere nasıl dönüştürülebileceğini incelemek üzere güçlerini birleştiriyor. Burada, biyopolimerleri kullanıp üç boyutlu yazıcının yardımıyla sofra takımı prototipleri üretmek için Arles, Kahire ve İstanbul’da düzenlenen atölyelerden çıkan sonuçlar görülebiliyor. Her kentin özgün kültürel arşivlerinden yararlanan tasarımlar, geleneksel ile çağdaş olanın, zanaatlar ile dijital sanatların melezleşmesinin örneklerini sunuyor. Genelde istenmeyen yabani otlar gibi görülen deniz yosunlarını odağına alan proje, malzemelerin ve çevrenin değeriyle ilgili varsayımlarımızı unutmamızın önemini vurguluyor.

Atelier LUMA, Arles merkezli Luma Vakfı bünyesindeki bir düşünce kuruluşu,  üretim atölyesi ve öğrenme ağı. Deniz Yosunları Laboratuvarları 2017’de kuruldu. Alg Patlaması, Atelier LUMA Deniz Yosunları Laboratuvarı araştırma direktörü Henriette Waal, Kahire merkezli Yaratıcı Akdeniz’den Giulio Vinaccia ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Mevce Çıracı arasındaki işbirliğinin ürünü.

DENİZ YOSUNLARININ BİR ÖNEMİ OLSAYDI…
2018
New South

Biyoyakıt, besin ve gübre olarak kullanılabilen deniz yosunları, Akdeniz ekonomisini nasıl yeniden şekillendirebilir? Çok da uzak olmayan bir geleceğe atıf yapan bu hipotetik kartografi, iktidar merkezleri ve ittifakların dağılımının yeniden belirlendiği, hegemonik Kuzey-Güney dinamiğinin yeni bir yönelim kazandığı ve daha önce hiç değişmeyecek şeylerin toprak temelinde dönüştürücü bir şekilde yeniden tahayyül edildiği bir ekonomik ve politik gerçeklik üzerine kurgular üretiyor. Ne var ki deniz yosunları günümüzde halen yabani bir ot olarak, onlarla uğraşmak ise gereksiz bir “kadın işi” olarak görülüyor. Deniz yosunundan yapılma ipliklerle işlenen harita, deniz yosunlarının değerli bir malzeme olarak yeniden düşünülmesinin yaratacağı jeopolitik sonuçlara işaret etmekle kalmıyor, aynı zamanda cinsiyetçi emeğe dair bildiklerimizi unutmanın, malzemelerin ve bilginin değerini nasıl yeniden tanımlayabileceğini de vurguluyor.

New South, Küresel Güney’in kentleri konusunda geleceği düşünen bir yaklaşımda birleşen, farklı kökenlere sahip bir grup mimar ve şehir planlamacısı tarafından 2015 yılında Paris’te kurulmuş bir araştırma platformu. İstanbul enstalasyonu, Meriem Chabani ve Maya Nemeta’nın küratörlüğünde, Evan Giles tarafından hayata geçirildi.

MEKÂNDAN YOKSUN TÜRLER
2018
Thomas Pausz

İnsanlar çevreyi kontrol etmek gibi modernist bir rüyayı terk etseydi ne olurdu? Doğa bilimleri, 19. yüzyıldan beri doğayı objektif bir şekilde anlamaya ve kategorilere ayırmaya çalıştı, insanları “doğa gözlemevi”nin fildişi kulelerinde tek başına bıraktı. Bu mizahi multimedya enstalasyon, türler arasındaki buna benzer hiyerarşileri, böcekler tarafından tasarlanan kurmaca yapıtlar aracılığıyla sekteye uğratıyor. Bu yapıtlar; popüler kültür, romantik tablolar, düşük bütçeli filmler ve internet meme’lerindeki korku ve fantezi öğelerine atıf yapan bölük pörçük filmlerle birlikte gösteriliyor. Türler arası ilişkileri yeniden icat etmek, ortak yaşamla ilgili yeni bir tahayyül de gerektiriyor. Tasarımcılar ise yeniden yabanileştirme, öteki korkusu ve türler arası diyalog etrafındaki büyük anlatıları manipüle etmekte başı çekiyor.

Thomas Pausz alternatif maddi kültürler için senaryolar üreten disiplinlerarası bir tasarımcı. İzlanda’da yaşıyor, İzlanda Sanat Akademisi’nde tasarım dalında doçentlik yapıyor. Aynı zamanda gezici Bataklık Okulu’nun ve MIT’deki ACT Lab’in üyesi.

DÜNYA OKULU UYDU MEKÂNI

Rahmi M. Koç Müzesi
Piri Paşa Mahallesi Hasköy Caddesi No: 5 Beyoğlu 
+90 212 369 66 00
rmk-museum.org.tr

ÖLÇEKLER OKULU

Ölçekler Okulu, bilimsel ve kültürel önyargılara ve varsayımlara dikkat çekmek amacıyla, sınıflandırmaların, niceliksel ölçümlerin, yerleşik normlar, standartlar ve değerlerin akışkanlığını araştırıyor.

Kimin yüzüne güvenebileceğimiz, hangi dilde hangi seslerin ve harflerin ne anlama geldiği, farklı nesne formlarının kullanışlılığı ve hatta değeri sayısal, parasal ve dijital birimlerle nasıl ölçebileceğimiz gibi meselelerin hiçbiri nesnel bir gerçekliği ifade etmiyor, aksine bütün bunlar, kitlesel olarak birlikte çalışabilmek için inanmayı kabul ettiğimiz akla yatkın kurgulardan ibaret. Ölçekler Okulu’nda yer alan projeler, zihinsel birleştirilmelerimizin barındırdığı birtakım abeslikleri vurgulayabilmek adına, spekülatif kurgular ve performansa dayalı bedenleştirmeden tekrara, biriktirmeye, minyatürleştirmeye, boyutları büyütmeye ve bağlamından koparmaya kadar bir dizi abartılı yönteme başvuruyor.

Hırvat-Avusturyalı kurum eleştirmeni Ivan Illich, modern eğitimin güncelliğini hâlâ koruyan bir eleştirisini sunduğu 1970 tarihli Okulsuz Toplum kitabında şöyle diyordu: “Eğitimle boyunun ölçüsünü alan insanlar, ölçülemez deneyimlerin ellerinden kayıp gitmesine seyirci kalıyorlar.” Burada amaç, nicel ölçümün bilimsel ilerlemeler için taşıdığı değeri azımsamak değil, bu soyut tasnifleri deneyimsel ve kişisel gerçeklerimize ve etiğe uyguladığımızda neler kaybettiğimize dikkat çekmek. Ölçekler Okulu, birbirimize daha önce hiç olmadığı kadar yabancılaştığımızı hissettiğimiz giderek karmaşıklaşan bu dünyada, değerlendirme matrislerimizin mükemmelleştirilmesini bilgisayarların eline bırakmak yerine belki de bunları bizim yeniden tanımlamamız gerektiğini öne sürüyor.

MUĞLAK STANDARTLAR ENSTİTÜSÜ
2018
Cansu Cürgen ve Avşar Gürpınar

Standartlar şirketler, kullanıcılar, çıkar grupları, örgütler ve hükümetler gibi farklı tarafların uzlaşımıyla belirlenir, ancak bu tarafların farklı gruplaşmaları bazen çelişkili standartların ortaya çıkmasına yol açabilir. Halen devam eden bir tasarım araştırması olan Muğlak Standartlar Enstitüsü, nicel ölçümü mümkün olmayan kültürel insan üretimlerinin barındırdığı çelişkilere dikkat çekmeyi istiyor. Enstitünün amacı muğlaklıkları mutlaklaştırmak değil, bunları söylemsel potansiyellerine göre kayda geçirip, şekli 1950’lerde Almanya’da insanlara iyi tasarımı öğretirken kullanılan Werkbund sandıklarını andıran bir çevrim tablosu üzerinde sergilemek.

Mimar ve araştırmacı Cansu Gürgen gündelik yaşamla, tasarım standartlarıyla, açık tasarım pratikleriyle ve mimarlık alanında düzenleyici ilkeler etrafında süren tartışmalarla ilgileniyor. Avşar Gürpınar ise eleştirel tasarım, kültürel çalışmalar, sanat ve tasarım tarihi alanlarıyla ilgilenen bir araştırmacı, mimar ve mühendis. İkisi de Bilgi Üniversitesi’nde çalışıyor.

Tasarım ve üretim ekibi: Mete Godollar, Hazal Kırıkçı, Ali Rıza Atakan Gür, İdil Bayar, İlayda Keskinaslan, Yağız Yeşilkaya, Serenay Coşar
MSE işbirlikleri: Gökçe Akçelik (Havalar), Selçuk Artut (Havalar), Paşabahçe ve Koray Özgen (Çay Bardakları)
MSE teşekkür eder: Deniz Ova, Haro Cümbüşyan, Oğul Can Öztunç, Atıl Aggündüz, Nur Gayretli, Ali Emre Kaya, Fatih Doğan, Gülçin Demircan, İclal Gürpınar

MİNYATÜR ÇİZİM ÜZERİNE NOTLAR
2018
Aslı Çiçek

Farklı zamanların, perspektiflerin ve bina kısımlarının çizildiği minyatür, ışığı, doğruluğu, gerçeğe uygunluğu ya da orantılılığı bir kenara bırakıp, bir hikâye anlatmak için kompozisyonu, sembolizmi ve hayal gücünü öne çıkaran genel, hatta muallâk bir düzlem üzerinde sergileniyor. Bu imgeler dizisi, Kariye Müzesi'nde bulunan 13. yüzyıldan kalma mozaikler ve Matrakçı Nasuh'un 16. yüzyıl Necef yorumu gibi İslami minyatürlerden hayatı boyunca büyülenen tasarımcının, bu düşkünlüğünü mekânsal bir tasarım yöntemine dönüştürmesini gözler önüne seriyor. Şema ve BOZAR Brüksel'de 2016'da gerçekleşen Geleceğe Dönmek: 1945-68 Avrupa Sanatı başlıklı serginin fotoğrafı, minyatür senografik elemanların nasıl birbirleriyle ilişki içinde, sonradan özel bir anlatıyla somutlaşan nesneler olarak dizildiğini gözler önüne seriyor. Aynı yöntem, Okullar Okulu'nun tasarımında da kullanıldı. Farklı ölçeklerde ve değişen boyutlarda düşünmekten ve tasarlamaktan ne öğrenebiliriz? 

Aslı Çiçek Münih’teki Güzel Sanatlar Akademisi’nin mimarlık ve tasarım bölümünden mezun. Okullar Okulu’nun sergi tasarımcısı Çiçek'in başlıca ilgi alanı sergi mimarisi. Brüksel’de yaşayan Çiçek, Sint Lucas, Brüksel kampüsünde bulunan KU Leuven Mimarlık Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi.

M.O.T.S.
2016-2017
Juliette Pépin

Çokkültürlü ve çokdilli göçebe dünyamızda çocuklar erken yaştan itibaren birçok dilin arasında yaşıyor. Ne var ki eğitim sistemi tüm dikkatimizi bir ya da iki temel dile odakladığı için, tüm bu sesler ve biçimler zamanla önemlerini yitiriyorlar. M.O.T.S. yabancı metinler ve dillere dayalı yaratıcı etkinlikleri desteklemek üzere tasarlanmış birtakım araçlardan yararlanarak, çocukları çoğulculuğu ilgiyle benimsemeye teşvik ediyor. Akademisyenler, psikologlar ve öğretmenlerle birlikte geliştirilen proje pullar, hafıza oyunları, stensiller ve okuma fişleri gibi pek çok araçla, çocukları Koreceden Türkçe, Arapça ve Pencap diline kadar 26 farklı dille tanıştırıyor.

Juliette Pépin eğitim, dil ve bilişim alanlarında çalışan bir tasarımcı ve araştırmacı. Londra’da Goldsmiths Üniversitesi’nde bilişim sanatları alanında yüksek lisans eğitimine devam eden Pépin M.O.T.S. projesiyle 2016 yılında Eindhoven şehri tarafından Toplumsal Tasarım Yetenek Ödülü’ne layık görüldü.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ NESİL (TASARIM BEBEKLER)
2018
Pınar Yoldaş

Genetik tasarımın mümkün hale geldiği çağımızda, arzu ettiğimiz değişiklikler bizim hakkımızda ne söylüyor? Bu arzular evrensel mi yoksa bunları kültürel geçmişimiz mi belirliyor? Hamileliğin dokuz ayının her biri için bir tane olmak üzere dokuz karakterin bazı işlevsel gen grupları; güzellik, zindelik, empati, sağduyu, hafıza, uzun ömürlülük, refah, sosyal statü, ayrıcalık, popülerlik ve zekâ gibi bir dizi ideal karakter özelliğine kavuşturuldu. Bu idealler doğanın mı yoksa yetişme tarzının mı, genetiğin mi yoksa okul eğitiminin mi bir sonucu? Biyo-eleştirel ve tekno-feminist estetik, ana akım medyanın bizi, kendi dünyamızı değiştirmek ve geliştirmek yerine korumamız gerektiğini düşünmeye koşullandıran çocuklaştırıcı ana akım süper kahraman anlatısını altüst ediyor.

 Pınar Yoldaş  “disiplinleraltı” çalışan bir tasarımcı, yazar ve araştırmacı. Doktorasını Duke Üniversitesi’nde tamamlayan Yoldaş, mimarlık, iletişim tasarımı, bilgisayar bilimleri, tasarım ve medya sanatları eğitimi aldı. Halen San Diego’da Kaliforniya Üniversitesi Sanatta Robot Teknolojisi Bölümü’nde yardımcı doçent olarak görev yapıyor.

AUTOMATA
2018
Ali Murat Cengiz
 
Automata, olayları, fikirleri kavramları, kent mekânlarını ve binalarını, kavramsal grafik partisyonlar ve müzik besteleri aracılığıyla, grafik zaman çizelgesi ve müzik formunda yeniden yapılandıran bir kolektif. Automata, temel tasarım kavramlarının rastlantısallığına dikkat çekerek, tasarımcılar ile müzisyenler arasında disiplinlerarası bir diyaloğa olanak tanıyan yapılandırılmış bir dil yaratmayı amaçlıyor. Ayrıca Türkçenin grafik partisyonlarını kullanarak, bizim de içinde yaşadığımız, kuşatıcı ses manzarasını ortaya çıkarıyor. Sergide ayrıca, bir kalp krizi Automata’nın yöntemleriyle işleniyor, mimar Efe Kağan Hizar’ın bir heykeli ve Ali Murat Cengiz’in yaylı çalgılar dörtlüsü için yazdığı bir besteye dönüşüyor. 

Ali Murat Cengiz Automata kolektifinin kurucusu. Rotterdam’da yaşayan Cengiz, hem İstanbul Teknik Üniversitesi mimarlık bölümünden hem de HKU Utrecht Konservatuarı caz bölümünden yüksek lisans derecesine sahip. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde iç mimarlık eğitimi alan Efe Kağan Hizar ise  İstanbul’da mimari tasarım ofisi Studio Vertebra’nın kurucularından biri. 

EYESS ISSTANBUL
2018
AATB

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) yaklaşık 400 km yükseklikten, Dünya’nın 92 dakikalık yörüngesini her gün 16 kez turluyor. Mürettebat, üç ile altı astro/kozmonot arasında değişiyor. Bu uzay aracı geceleri yukarımızdan geçerken sadece birkaç dakikalığına gökyüzündeki en parlak şey olarak görünüyor. EYESS bizi bu kısacık anları, EYESS.SPACE adresinden anında erişilebilir olan küresel bir gözlemciler haritasının yardımıyla, birlikte deneyimlemeye çağırıyor. Ziyaretçiler ayrıca Ölçekler Okulu Uydu Mekânı The Marmara Pera’nın tepesine yerleştirilmiş iki devasa gözden İstanbul’un gökyüzünü gece izleyebiliyor. Peki şimdi kim kime bakıyor?

AATB, ikisi de ECAL mezunu olan Andrea Anner ile Thibault Brevet’nin ortak çalışması. Daha önce etkileşimli objeler ve enstalasyonlar üzerine çalışan  ikili, üç yıl önce, insan/makine etkileşimleri üzerine devam eden bir araştırmayı somutlaştıran endüstriyel bir robotla karşılaştı. Yaşamlarını Zürih ile Marsilya arasında gidip gelerek sürdürüyorlar.

DERİN DİJİTAL İKİZ
2018
Legrand Jäger

Bir dönüm noktasındayız: Duygusal davranışlarımızı çözebilen ve öngörebilen makineler yalnızca yüzlerimizi değil bizzat duygularımızı da okuyabiliyor. Yazılım, faydalanması kadar istismar etmesi de kolay bir güç. 19. yüzyıla ait bir karşılıklı oturma düzeni, 21. yüzyılın oyun konsolu estetiğine göre yeniden tasarlanıyor, ama ufak bir değişiklikle: Yüzden duygu tanıma (FER) için özel olarak üretilmiş bir yazılım arayüzü, arada geçen konuşmaları dinleyerek duygusal geribildirimleri takip ediyor. Bu gibi cihazlar hâlihazırda sadece yedi insan duygusunu tespit edebiliyor; yüz yogası üzerine kısa bir video ise makinelerin yüzlerimizi daha kolay okuyabilmesi için yapabileceğimiz günlük egzersizler öneriyor.

Legrand Jäger, Berlin ve Londra merkezli eleştirel bir tasarım pratiği. Guillemette Legrand ile Eva Jäger Eindhoven Tasarım Okulu’ndan yüksek lisans derecelerini ortak bir çalışmayla aldılar. Hayung-Ok Park’ın desteğiyle üretilen proje için, Mind Trace’ten Adjmal Sarwary duygu izleme yazılımını yeniden oluşturdu.

ARAÇLAR VE ARKETİPLER ÜZERİNE
2014
Unfold
CNAP – Centre national des arts plastique’ten ödünç alınmıştır.

Bu pikseller ve vektörler çağında, santimetre ve inç ölçü birimi olarak anlamsızlaşmış olabilir mi? Kablosuz bir dizi dijital ölçüm aracı –çap pergeli, ölçme bandı ve açıölçer- gerçek zamandaki fiziksel nesneleri ölçüp ekrana dijital bir üç boyutlu model olarak aktarabiliyor. Ölçme, sayılar olmadan da kesin sonuçlar veren bir işleme dönüşüyor; ölçmek yapmak hâline geliyor. Bu araçlar, nesneleri kesin ölçümlere göre uyarlamak için, üç boyutlu modelleme uygulamalarında da kullanılabiliyor. Kalem, fırça, sprey kutusu, boya kovası gibi, sanatçıların kullandığı ama fiziksel varlığı olmayan sayısallaştırılmış başka hangi araçlar dijital işlevlerini yitirmeden gerçek dünyaya geri getirilebilir?

Claire Warnier ve Dries Verbruggen Unfold’u 2002 yılında, o tarihe kadar yaptıkları ve Eindhoven Tasarım Okulu’ndan mezun olduktan sonra yapacakları her şey için kullanabilecekleri bir platform olarak kurdu. Antwerp’te yaşayan ve halen aynı akademide dersler veren ikili, tasarım, teknoloji ve sanatı içeren çokdisiplinli pratikler ortaya koyuyor ve genellikle birlikte çalışıyor.

III+1
2013-2018
Lukas Wegwerth

Yapı iskelesi sistemleri genellikle özelleşmiş, kapalı ve tutarlı sistemler. III+1 diğer tasarımcıların da katkı sunabildiği ve yenilik önerebildiği AçıkYapı örgüsünden doğan modüler bir inşa sistemi.  Ne var ki III+1’in, AçıkYapı’nın ötesine ancak kısmen geçmiş ve kendi başına bir sistem hâline gelememiş olması, bir sistemin ne kadar açık olabileceği ya da olması gerektiği sorularını da beraberinde getiriyor. Okullar Okulu sergisinin bütününe yayılan bu sorular, sadece inşaatı değil diğer toplumsal sistemleri de ilgilendiriyor. Bir birey kendini yaratmaya, deneyimlemeye ve tam sahiplenmeye ne kadar açık olabilir ya da olmalıdır? Sergide, III+1 içindeki eklemler araştırılıyor ve bir ağın formu, bağlantının ardından gelen bir şey olarak ortaya konuluyor.

Berlin’de yaşayan Lukas Wegwerth bağlantılar fikrini çok çeşitli bağlamlarda ve medya araçları açısından araştıran bir tasarımcı. III+1 sistemi, Arles merkezli Atelier LUMA, Matera’daki Açık Tasarım Okulu ve başka pek çok projede kullanıldı.

NESNELERİN YAŞAMI
2018
ECAL x MACGUFFIN DERGİSİ

Bir dergiden tasarım okulu olur mu? Peki bir tasarım okulundan dergi? Chris Kabel’ın ECAL öğrencileri, MacGuffin dergisinin editoryal modelini bir yöntem olarak benimseyip, gündelik şeylerin kullanımını araştırdılar ve bu şeylerden yola çıkarak nesneler tasarladılar. Öğrenciler yaklaşımlarını oluştururken, MacGuffin’in sayıların temalarını belirlerken izlediği yoldan gittiler ve Çatı, Ton, Tekerlek, Cetvel, Kilit ve Altlık gibi nesneleri araştırmalarının odağı haline getirdiler. Ortaya gözleme dayalı incelemeleri, bağlamsal röportajları ve görsel metinleri bir araya getiren üç boyutlu bir dergi çıkardılar.

MacGuffin, gündelik olanın sıradanlığını hayret verici bulabilen Kirsten Algera ile Ernst van der Hoeven’in birlikte kurduğu ve yayına hazırladığı, yılda iki kez çıkan bir tasarım dergisi. ECAL / Lozan Sanat ve Tasarım Üniversitesi dünyanın en iyi sanat ve tasarım okulları sıralamasında yerini hep koruyor.

ROL YAPAN NESNELER VII - AKIŞKAN ÖLÇÜLER OKULU
2018
Judith Seng

Öğrenmenin amacı, bir şeyin ne olduğu bilmek ya da ezberlemekten ziyade başka bir şeyle ilişkisinde sürekli nasıl bir şeye dönüştüğünü anlamak. Evrensel standartlarla sabitlenmiş nesneler, sayılar ve değerler, Akışkan Ölçüler Okulu’nda renkli kum üzerinde izler bırakan dinamik etkileşimler içinde çözülmeye uğruyor. Ortaya çıkan desenler anlamların akışkanlığına dair bir örnek sunarken kumun renkleri uzlaşma ve dağıtma kaynağı işlevi gören bir değeri temsil ediyor, yeni renk ve değerlerle iç içe geçiyor. 18 ölçüm seansı, durumsal niyet ve ilişkiler kaplayan şekillendirilmiş bir süreç aracılığıyla katılımcıları yeni renk ve değerler üzerinde uzlaşmaya davet ediyor.

Judith Seng benimsediği koreografik yaklaşım sayesinde, tasarımı bir toplumsal-maddi pratik olarak ele alıyor ve böylece sınırlarının ötesine taşıyor. Eskiden Berlin’de UdK Sanat ve Bilim Yüksek Okulu’nda öğretim üyesi olan Seng, şu an HDK - Gothenburg Tasarım ve Zanaat Akademisi'nde ise misafir öğretim üyesi. Devam eden ROL YAPAN NESNELER, süreçleri bir dans, oyun, ya da ritüelmiş gibi ele alan bir seri.

GÜVEN VEREN BİR BEDEN
2018
Mark Henning

Bedene güveni ölçmenin bir aracı olarak sıkça başvuruluyor. Bedeni standartlara ve normlara göre okuyor, güveni karşılaştırma yoluyla ölçüyoruz. İktidarı, ölçülmüş bedene göre, kusursuzluğa ve güvene ilişkin kültürel standartlar aracılığıyla algılıyoruz. Peki kimlik ve güven açısından artık birer yüzden fazlası değil miyiz? Yapay Zekânın gelişimiyle birlikte, güven geliştirmede insanın temsilinin artık nasıl bir önemi var? Tasarımcının devam eden bir araştırmasından doğan, başka tasarımcı ve sanatçıların yeni işlerine de yer veren enstelasyon, soyut ve çoğu zaman elle tutulmaz bir mefhum olan güveni deneysel konfigürasyonlar ve açık uçlu anlatılar bağlamında inceliyor.

Mark Henning toplumsal ve mekânsal etkileşimleri tasarlamak ve açımlamak için performansı, nesneleri ve iletişimi bir araya getiriyor. Deneysel araştırma yöntemlerini kullandığı işlerinde, toplumsal normların ve “normal” davranışa ilişkin katı tanımlarımızın karmaşıklığını araştırıyor. Henning, yüksek lisansını Eindhoven Tasarım Okulu’nda tamamladı. 

ÖLÇEKLER OKULU UYDU MEKÂNI

The Marmara Pera
Asmalı Mescit Mahallesi Meşrutiyet Caddesi Beyoğlu 
+90 212 334 03 00
themarmarahotels.com

Marmara Pera Oteli üzerinde yerleşmiş olan YAMA ekranı İstanbul'un ilk uzun soluklu kamusal alan projesidir. İlk gösterimlerine 2005 yılında Kağan Gürsel ve Sylvia Kouvali’nin insiyatifiyle başlamış; “güneşin batışından doğuşuna” alt başlığıyla pek çok uluslararası ve Türkiyeli sanatçıyı, küratörü konuk etmiştir. YAMA ekranının 2015-2016 yıllarında gösterdiği projeler Banu Cennetoğlu, Pilvi Takala ve Işıl Eğrikavuk tarafından üretilmiştir.

ZAMAN OKULU

Zaman Okulu, süre odaklı perspektifleri ve bu perspektifleri dayatan nesneleri keşfetmek için, tartışmalı geçmişlere ve kurgusal geleceklere uğrayarak, hızlandırmacılıktan derin zamana doğru yolculuk ediyor.

Sanayileşmeyle birlikte zamanın dünya çapında standartlaşması, düz çizgisel, mekanik ve ilerleyen zaman fikrini öne çıkardı. Yine de öznel zaman deneyimimiz saatin tiktaklarından hep kaçtı. Dikkat dağıtıcı şeylerin tufanının giderek şiddetlendiği, nasıl ve ne zaman düşüneceğimizin, eylemde bulunacağımızın, beğeneceğimizin ya da uyuyacağımızın enformasyon ve sistemler tarafından belirlenir hâle geldiği geç kapitalizmde, dikkatimiz, bütünlük ve kendilik duygumuz da giderek parçalanıp dağılıyor. Zaman Okulu’ndaki projeler, dokumak, yolculuk etmek, not almak, çizmek, film yapmak, hatta sadece uyumak ya da oyalanmak gibi belli bir süre içeren alternatif pratikleri araştırıyor.

Zaman Okulu eş küratörü Ils Huygens’e göre “Boş zaman, yani çalışılmayan zaman ya da verimsiz ve acele etmeden yapılan bir çalışma, düşünme ve tartışma için ayrılmış zamandan bahseden, antik Yunancadan gelen scholè (σχολή) sözcüğünün anlamına göz atmak ilginç.” Eğitimin niceliksel verimlilikle değerlendirildiği günümüzde Zaman Okulu, tam olarak şimdi ve burada olabilmemiz adına bizi yavaşlamaya, duraksamaya, hızlanmaya ve kesintiye uğratmaya kışkırttığı gibi tüm bunları yapabilmemizin olanaklarını da sunuyor. Durduğunuzda, bir nefes aldığınızda, biraz zaman ayırdığınızda ne değişir?

Zaman Okulu, Ils Huygens’in eş küratörlüğünde, Z33 Çağdaş Sanat Evi işbirliğiyle gerçekleştirilmektedir.

BASMAKALIP BİR DEFTER
2018
Commonplace Studio, Jesse Howard ve Tim Knapen

Kitap gibi bilgi taşıyan nesnelerin farklı bir şekilde üretilmesi, bilgiyi öğrenme ve yapılandırma biçimimizi etkiler mi? Basmakalıp Bir Defter, zamanı nasıl anladığımız, algıladığımız ve onunla nasıl başa çıktığımız gibi hepimizi ilgilendiren bir meseleye odaklanan bir bilgi makinesi. Ziyaretçiler, boş defterler üzerine derin zaman ile gerçek zaman, zaman yaratmak ya da ayırmak, zaman çizelgeleri ya da zaman makineleri gibi kavramlarla ilgili çizimlerin ve metinlerin birer kopyasını çıkaran bu makineleri kullanarak kendi kitaplarını oluşturmaya davet ediliyor. Vitrinlerde, zamanın doğası ve deneyimi hakkında soruları tetikleyen bir “nadireler” koleksiyonu görülebilir.

Commonplace Studio, işlerinde bağlamdan esinlenen nesnelere, nitelik zanaatkârlığına ve sessiz etkileşimlere odaklanan Jon Stam ile Simon de Bakker’in tasarım pratiği. Yeni yapım sistemleri üzerine düşünen tasarımcı ve araştırmacı Jesse Howard’la Amsterdam’da aynı stüdyoyu paylaşıyorlar. Tim Knapen ise dijital teknolojilerle çalışan bir sanatçı ve tasarımcı. 

Basmakalıp Bir Defter, İstanbul Tasarım Bienali, Z33 Çağdaş Sanat Evi ve Kudüs Tasarım Haftası’nın ortak siparişi ve işbirliğiyle gerçekleştirilmektedir.

BİR DENDEN, ÇEVRİMİÇİ CİHAZ
2018
Teis De Greve

Bir Denden, Çevrimiçi Cihaz, kâğıt üzerindeki metinleri ve imgeleri saptayıp, bunların üstüne ilişkili yeni bilgi katmanları ekleyebilen bir dizi masaüstü yazıcıdan oluşuyor. Bu yeni bilgiler, sosyal medya ve diğer haber kaynaklarındaki gelip geçici içerikler arasında çevrimiçi aramayla elde ediliyor. Zaman Okulu’nun ders programındaki konu ve başlıklardan yola çıkan yerleştirme, ziyaretçileri bir sayfa almaya ve yeni içeriğin nasıl üretildiğine yerinde tanık olmaya davet ediyor. Sayfa üzerine sürekli yeni katmanların eklenmesi, durmaksızın değişen çevrimiçi veri ile baskı makinesinin yavaşlığı arasındaki boşluğu araştırma fırsatı sunuyor.

Teknolojiyle ilişkimizi araştırmak için gündelik elektronik cihazları bozup yeniden yapan Teis De Greve, Rotterdam’da yaşayan bir dijital tasarımcı ve geliştirici. Yüksek lisans eğitimini Genk’te bulunan LUCA Güzel Sanatlar Okulu’nda tamamladıktan sonra 2013’te Toegepast 21 genç tasarımcı danışmanlık programına seçildi. 

SAHA İSTASYONU: ZAMAN (ZAMANA YERLEŞMEK)
2018
Ecole Mondiale

Zamana nasıl yerleşiriz? Zaman, bizzat zaman içinde ve zamanla keşfedilebilir mi? Saha İstasyonu: Zaman, 1883’ten 1997’ye kadar Paris ile İstanbul arasında işleyen Doğu Ekspresi’nin güzergâhı üzerinde yer alan Paris, Viyana, Budapeşte ve Bükreş’te beş gün boyunca gerçekleştirilecek performansları, eylemleri ve tartışmaları kapsayan gezici bir sanat eğitimi projesi. Bu araştırmanın aynı zamanda, çatışan zaman modelleri, anlayışları ve teorilerini araştıran bir dizi nesneden ve referans öğesinden oluşan Zaman Alet Kutusu başlıklı projeye de katkı sunması öngörülüyor. Sergilenecek eserler arasında yolda üretilecek bir heykel ve İstanbul’a gelindiğinde üretilecek bir kumdan heykel de var. 

2014 yılında Ive Van Bostraeten ve Filip Van Dingenen tarafından kurulan Ecole Mondiale kolektifi, Saha İstasyonu: Zaman projesinde Sue Spaid ve Jean Katambayi ile bir araya geldi. Sömürgeci dönemin tanınan şahsiyetlerinden Kral II. Leopold’un lisansüstü eğitim veren bir okul kurma fikrinden yola çıkan bu esnek bileşimli sanatçı kolektifi, düşünme, yapma ve hissetmeyi bütünleştiren yeni stratejiler geliştiriyor. 

Proje, Z33 Çağdaş Sanat Evi ile İstanbul Tasarım Bienali’nin siparişi üzerine gerçekleştirilmektedir.

ZAMANI GOOGLE’DA DURDURAN DOKUMACILIK
2018
Emelie Röndahl ve katkıda bulunanlar

Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan yirmiden fazla el dokumacısına aynı talimat verildi: Google’da “tekstil, Türkiye, emek” anahtar sözcükleriyle arama yapın ve bir saniye içinde kendinize, sonraki birkaç hafta boyunca Türk ya da (İskandinavya’da) rya düğümü olarak da bilinen Gördes düğümü tekniğini kullanarak dokuyacağınız bir resim seçin. Bu kadar çok medya içeriğini bu denli hızlı bir şekilde tüketir hâle geldiğimiz bir dönemde, çok daha düşük bir hızda yaşamaktan, tek bir resmin başında çok daha uzun zaman geçirmekten ne öğrenebiliriz? Proje için bir Facebook grubunda toplanan katılımcılar, gelişmeleri ve fikirlerini birbirleriyle paylaştılar. Resim en üstte çıkan sonuçlar arasından dokumacının kendisi tarafından seçilse de bu arama sonuçlarının belirlenmesinde Google’ın farklı bölgeler için geliştirdiği farklı algoritmalar da etkili oldu. Farklı bilgiler ne kadar hızlı ve geniş bir şekilde yayılabilir, dışarıdan tamamen yalıtılmış olan çemberlerimizi nasıl kırabiliriz?

Göteborg’da yaşayan Emelie Röndahl, özellikle Gördes düğümü tekniğiyle çalışan bir dokuma sanatçısı. 2012 yılında yüksek lisans eğitimini tamamladığı Göteborg Üniversitesi Tasarım ve El Sanatları Akademisi’nin el sanatları bölümünde doktora çalışmalarına devam ediyor. İsveç, Hırvatistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Sırbistan’da sergilere ve misafir sanatçı programlarına katıldı.

Katkıda bulunanlar: Aleksandra Tyszkowska (Polonya), Andrea Pizarro (İspanya), Arianna Funk (ABD/İsveç), Begüm Cana Özgür (Türkiye), Betül Sertkaya (Türkiye), “Dhoku” (Türkiye), Emelie Röndahl (İsveç), Ezgi Aum (Türkiye), Francesca Piñol Torrent (İspanya/ABD), Heidi Pietarinen (Finlandiya), Karine Makartichan (Ermenistan/ABD), Lina Dornhof (Almanya), Liron Shua (İsrail), Lise Frølund (Danimarka), Maja Petrović (Sırbistan), Marguerite Roux (Güney Afrika), Marta Sobczyńska (Polonya), Margaret Jones (Birleşik Krallık), Mardi Nowak (Avustralya), Mortaza (Afganistan/İsveç), Ragnheiður Björk Þórsdóttir (İzlanda), Ritva Jääskeläinen (Finlandiya), Steffy-Luise Dyer (Birleşik Krallık), Sayumi Suzuki (Japonya/İsveç), Susana Negre (İspanya/Brezilya), Şebnem Uğuz (Türkiye), Zorica Zafirovska (Makedonya)

SİRKADİYEN MEKÂN
2018
Helga Schmid

Modern teknolojiyle birlikte zamanın parçalı yapısının giderek artışı, eskisinden çok daha karmaşık senkronizasyon süreçlerinin egemen olduğu ve bizi “zamansızlık” duygusuyla baş başa bırakan bir çağın gelişini haber veriyor. Sirkadiyen Mekân, dikkatimizi, davranışlarımızı yönetir hâle gelmiş saat zamanı yapıları yerine yeniden bedenimize odaklayan bir saat gibi işliyor. Yerleştirme, Helga Schmid’in zaman ütopyası üzerine devam eden araştırma projesi Ukronya’nın bir ürünü. Tasarım, kronobiyoloji ve kronososyolojiden yararlanan bu disiplinlerarası araştırma, yalnızca zaman hakkında bildiklerimizi unutmaya değil, zamanı anlamanın ve kullanmanın alternatif biçimlerini geliştirmeyi de içeren yeni bir zaman siyasasına olanak sağlıyor.

Helga Schmid, Londra’da yaşayan bir tasarım araştırmacısı, tasarımcı ve öğretim üyesi. Uygulamaya dönük doktorasını tamamladığı Kraliyet Sanat Koleji Tasarım Etkileşimleri ve Görsel İletişim bölümünde, Bilgi Deneyimi Tasarımı yüksek lisans programında dersler veriyor. Sirkadiyen Mekân, Schmid’in Tereza Červeňov, Piotr Ceglarek, Delfina Fantini van Ditmar ve Michaela French’le ortak çalışması. 

Bu yeni proje Z33 Çağdaş Sanat Evi ve İstanbul Tasarım Bienali’nin siparişi üzerine gerçekleştirilmiştir.

ARTIK UYKU YOK, ARTIK YOK
2014-2015
Danilo Correale

Uyku, standartlaştırmaya ve normalleştirmeye hâlâ direnebilecek tek etkinlik olabilir mi? 240 dakikalık bu tek kanallı HD video yerleştirmesi, ziyaretçileri uzanıp dinlenmeye, kendilerini görüntülerin, seslerin ve sözlerin akışına bırakmaya davet ediyor. Sanatçının uykusuz geçen gecelerinde çektiği görüntüleri, aralarında bir doktor, antropolog, sosyolog, feminist, emek çalışmaları uzmanı ve bir tarihçinin de bulunduğu çeşitli uzmanlarla uyku konusunda yapılmış bir dizi söyleşiyle yan yana getiriyor. Çalışma, uykunun politik yaşamını, özellikle de geç kapitalist çağın aralıksız üretim modeline uygun olarak çalışma saatlerinin uykunun alanını nasıl işgal ettiğini araştırıyor.

Sanatçı ve araştırmacı Danilo Correale, New York ve Napoli’de yaşıyor ve çalışıyor. Correale, çalışma-boş zaman ilişkisi ve uyku gibi temaları zaman ile beden açısından inceliyor. Napoli’de bulunan Güzel Sanatlar Akademisi ve Milano’daki NABA’dan mezun olan sanatçı, 2017 yılında New York’ta, Columbia Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı.

BEN BİR CANAVARIM (YA DA DEĞİLİM)
2018
Nelly Ben Hayoun

Bilgi nedir ve kim tarafından kontrol edilmektedir? Japon kukla sanatının yanı sıra Noam Chomsky, PussyRiot, Magid Magid gibi pek çok kişiyle yapılmış söyleşileri kullanan Ben Bir Canavarım (ya da Değilim), Etiyopya ve Mısır’dan Japonya, Almanya, Hollanda, İtalya ve Birleşik Krallık’a kadar uzanan bir yolculukta siyaset kuramcısı Hannah Arendt’in mirasının izini sürüyor. Halen devam eden bu uzun soluklu ve çok platformlu projenin sergide paylaşılacak ilk sonuçları, günümüzde farklı kültürel ve politik bağlamlarda gerçekleşen bilgi üretimlerinin izinin sürüleceği bu uzun sürecin anlık bir görüntüsünü sunuyor.

Londra’da yaşayan ödüllü tasarımcı ve yönetmen Nelly Ben Hayoun bilim, tiyatro, politika ve tasarım alanlarını buluşturan projeler üretiyor. WeTransfer’da deneyim yöneticisi, SETI Enstitüsü’nde deneyim tasarımcısı gibi görevler üstlenen Ben Hayoun, ayrıca Birleşmiş Milletler Sanal Gerçeklik Laboratuvarları’nda danışmanlık yaptı ve parasız eğitim veren Yeraltı Üniversitesi’ni kurdu.

Projenin araştırma ve geliştirme aşaması, İstanbul Tasarım Bienali ve MU Eindhoven’ın işbirliğiyle, Z33 Çağdaş Sanat Evi tarafından yürütülmüştür.

SİNDİRİM OKULU

Sindirim Okulu, döngüsel ve yaşam boyu öğrenme sürecinin nasıl yaşandığı üzerine düşünebilmek için metabolizma sistemlerini, tüketim kalıplarını, kültürel ritüelleri ve gıda altyapısını inceliyor.

Bilimsel araştırmalar bilişsel merkez olarak beyin yerine bağırsakları incelemeye yönelirken, yenilikçi tarih pratikleri de yerel kültürlerin yüzyıllar öncesine dayanan bilgilerini yeniden gün ışığına çıkarırken, Sindirim Okulu yaşamaya ve öğrenmeye dair toplumsal ve bedenleşmiş yaklaşımların önemini vurguluyor. Laboratuvarlar ve pazarlardan kültürel olarak yenilikçi mutfaklara kadar çeşitli mekânlarda keşfedilen, insandan mikroba ve miselyuma kadar varlıkların sezgisel kümelenmelerini içeren çoktürlü bakım ekolojilerinde şiir, araştırma ve aktivizm odaklı projeler ortaya çıkıyor.

“Yaşam, kendi içinde şu anki tahminlerimizden daha da hesaplanamaz hâldedir, bu denli karmaşık bir sistemin sürekli değişme eğilimini ölçüp biçmek de bir o kadar imkânsızdır.” Sindirim Okulu’nun eş küratörü Portekizli eğitimci Margarida Mendes’e ait olan bu sözler, bilginin sabit formlarını genişletmek için duyumsal, katılımcı ve çokdisiplinli bir yaklaşımın zorunlu olduğuna işaret ediyor. Her mikro ve makro varlığı tekil bir birim olarak değil de tüm gezegene yayılan muazzam bir sindirim dansında birikerek artan enerji akışları olarak düşündüğümüz takdirde ortaya nasıl bir sonuç çıkar? Günümüzde bağışıklık etrafında dönen tartışmalar karşısında, Sindirim Okulu metabolizma anlatıları üzerine yürüttüğü araştırmalar aracılığıyla algılarımızı bilişsel sürecin iyileştirici potansiyeline dair düşünebileceğimiz kadar esnetiyor. Bu esneklik ise her şeyden önce öğrenmeyi bir ilgi gösterme süreci olarak kabul etmeyi gerektiriyor.

BAYRAK BULUTU SÖZCÜK YAĞMURU
2003-2008
Peter Zin

İber Yarımadası’ndaki aktivistler ve ekolojistler kendilerine aktivist Peter Zin’in öğretilerini rehber alıyor. Buckminster Fuller, Stewart Brand ve tüm bir Whole Earth Catalog [Bütün Dünya Kataloğu] kuşağından ilham alan Zin’in şiirsel öğretileri, Dünya’nın ve kaynaklarının dayanıklılığını bilinçli bir şekilde araştıran kalıcı tarım ve ekolojik revizyon yöntemleri sunuyor. Zin’in tamamı ilk kez burada sergilenen bayrak manifestoları koleksiyonu, bizi kozmolojik revizyona, dikkatli müdahaleye, karşılıklı itinaya ve çevreyi iyileştirmeye çağıran bir ekolojik öneriler sözlüğü. Bunun gerçekleşmesi için de bir yandan hayatlarımız ve çalışmalarımız hakkında kendi kararlarımızı verirken, yerel bilgileri araştırıp kültürel duyarlılığa ve alışverişlere daima açık olmak gerekiyor. 

Peter Zin ağaç yetiştiricisi, şair ve free jazz müzisyeni. 1960’larda Amsterdam’da öğrenim gördükten sonra, Senegal, Kanada, İspanya ve Fransa’da doğaçlama bir yaşam sürdü. 1990’dan bu yana Portekiz’de yaşıyor. Peter Zin doğumundan beri taşıdığı üçüncü ismi, bir diğeri ise yolda.

YAPMA MEYVE FABRİKASI
1986
Chick Strand

Kült klasik konumuna erişmiş Yapma Meyve Fabrikası, Meksika’daki bir fabrikada sahte meyve yapan kadınları konu alan deneysel bir belgesel. Aşırı yakın plan tekniğinin kullanıldığı belgesel, tutkal fıçılarından kartonpiyer kalıplarını çıkaran, kuruttukları bu kalıpları karpuz, dolmalık biber ve türlü meyvelere benzeyecek şekilde itinayla boyayan kadınların dikkatli emeğine odaklanıyor. Kadınlar bir yandan çalışırken bir yandan da sohbet ediyor, en çok cinsellikten, sonra başlarındaki şef hakkında neler düşündüklerinden bahsediyorlar. Sözlü gelenek, toplumsal cinsiyete ve toplumsal cinsiyet rollerine dair çevremizden öğrendiğimiz beklentilere nasıl meydan okuyor?

Mildred “Chick” Strand “belgesel ile avangard teknikleri iç içe geçirmekte usta olan” deneysel bir yönetmendi. 1960’ların başında Berkeley’de antropoloji okuyan Strand, 1971’de Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde etnografya programını tamamladıktan sonra, 24 yıl boyunca Occidental College’ta dersler verdi. 2009 yılında vefat etti.

HER ŞEY UNUTULUP TARİHE KARIŞMADAN ÖNCE
2018
Lifepatch

Jamu, Endonezya’da kökler, ağaç kabukları, çiçekler, tohumlar, yapraklar, meyveler ve çoğunlukla da bal, arı sütü, süt ve ayam kampung yumurtalarından yapılan geleneksel ilaçları tanımlayan bir terim. İyileştirici özelliği olduğuna inanılan ve tarifleri nesilden nesle aktarılan Jamu, çay ve kahvenin lüks sayılacak kadar pahalı olduğu sömürgecilik döneminde yaygınlaştı. Bu parçalı video, Jamu mirası ticarileşme ve modern tıp tarafından tamamen yok edilmeden önce, çoğunlukla yerli şifacıların sahip olduğu bu gündelik bilgileri yakalamaya, bu karışımların içmenin ötesindeki kullanımlarını aktarmaya çalışıyor.

Lifepatch, 2012 yılında Endonezya’nın Yogyakarta kurulmuş, dayanışma temelli bir topluluk örgütlenmesi. Topluluk, sanat, bilim ve teknolojiyi bir araya getirdiği disiplinlerarası pratikleriyle bölgelerindeki teknolojik, doğal ve insani kaynakların verimli uygulamalarını geliştiriyor. Bu projeyi Dedi Irawan ve Nova Basuki’yle birlikte gerçekleştirdiler.

KAPLARIN DİYALOĞU, YÜZSELLİK MAKİNESİ
2018
Carlos Monleón

Doku biyofiziği ile kil yapılar ve üfleme camın maddi nitelikleri arasında nasıl bağlantılar vardır? Sanatçının sergide yer alan iki çalışması da kapların tarihinden esinleniyor, bedeni oluşturan doku ve organları şekillendiren biyolojik ve evrimsel süreçler üzerine bir araştırmaya dayanıyor. Embriyo gelişimi, sıvı alışverişi, sıvılaşma ve katılaşma ritimleri sayesinde iki kulplu testi, sıvıların mayalanması, saklanması ve taşınması için, gözyaşı şişesi ise kokulu yağların deriye uygulanması için elverişli bir araç hâline geliyor.

Carlos Monleón bazen Madrid bazen de Kraliyet Sanat Koleji’nde tasarım etkileşimleri eğitimi aldığı Londra’da yaşıyor. Heykellerini ve katılımcı eserlerini yaratırken hem canlı hem de cansız birçok süreç ve malzemeden yararlanıyor. Yapıtlarının ana çizgisini, sindirimden ve bilişsel işlevlerden kaynaklanan evrim süreçleri oluşturuyor.

DÜŞMANLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEK
2017
Pedro Neves Marques

Genetiği değiştirilmiş tohumlar içlerinde nasıl bir yaşamı barındırıyor? Brezilya’nın iç kesiminde bulunan Rio Grande do Sul’de çekilen bu film, transgenik tohumlarla yapılan tek türlü tarım yüzünden dönüşüme uğramış bir coğrafyanın görüntülerini, yönetmenin yazdığı bir günlüğün seslendirmesiyle birleştiriyor. Yeni biyoteknolojik ve bilişimsel etkenlerin önemini vurgulayabilmek için, soya mahsullerinin biyodizel yakıta dönüştürülmesi sürecini, hasat aşamasından bölgedeki ana işleme fabrikalarına kadar takip ediyor. Çokuluslu kapitalizmin uyguladığı bu gizli sömürgeci şiddet, kaçınılmaz olarak bir şüpheye yol açıyor:  İnsanlığın asıl varlığı kime ait?

Yönetmen, görsel sanatçı ve yazar Pedro Neves Marques New York’ta yaşıyor. Mariana Silva ile birlikte, araştırma videoları yayınladıkları ve belgesel haberciliği yaptıkları çevrimiçi bir kanal olan Inhabitants-tv.org sitesini yönetiyor. Marques yüksek lisans eğitimini Londra’da Goldsmiths Üniversitesi Sanat ve Siyaset programında tamamladı. Film sergide, sanatçının ve Galleria Umberto di Marino’nun izniyle gösterilmektedir.

PAZARYERİNDEN
2018
Gamze Gündüz, Güher Tan, Tangör Tan

Pazaryerleri tarih boyunca kültürel, toplumsal ve antropolojik bilginin kolektif bir şekilde üretildiği, biriktirildiği ve yayıldığı bir platform, altyapı ve öğrenme alanı olarak işlev gördü. Pazaryerinden, Büyük ve Küçük Menderes havzalarında bulunan Nazilli, Karacasu, Tire ve Ödemiş’te kurulan pazarların ağ yapılarını ve dönüştürücü mekânsal süreçlerini açığa çıkarıyor. Pazarların öncesi ve sonrasını üretici ile tüketici arasındaki etkileşim temelinde inceleyerek, gıda ağlarımızdaki kolektif ve anonim öğrenme süreçlerini gözler önüne seriyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi ve Katalonya İleri Mimarlık Enstitüsü’nde öğrenim gören Gamze Gündüz, halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde dersler veriyor. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Barselona Mimarlık Enstitüsü’nden mezun olan Güher Tan ise Kadir Has Üniversitesi’nde ders veriyor. Ege Üniversitesi ve İtalya’daki Gastronomi Bilimi Üniversitesi’nde eğitim gören Tangör Tan, ziraat mühendisi ve gastronom.

HİYERARŞİDEN HOLARŞİYE, MİNAKATA MANDALA, HOLOBİONT
2015-2018
Jenna Sutela

Uzaydan yakınlaşarak bağırsaklara odaklanan bu üç çalışma da tüm gezegende bedenleşmiş biliş fikrini ele alıyor. Holobiont, Avrupa Uzay Ajansı’nda gezegeni koruma ritüelleri gerçekleştirilirken başrolü nattō bakterisinin üstlendiği, mayalanmış gıdalardaki ekstremofil bakterilerin de yaşamı yıldızlar arasında paylaştırmaya hizmet ettiği bir video. Hiyerarşiden Holarşiye ve Minakata Mandala ise tek hücreli bir cıvık mantar olan Physarum polycephalum için düzenlenmiş, bu merkezsiz otonom organizmanın nasıl büyüdüğünü gösteren iki labirent. İnsanmerkezciliğin ve onun neden-sonuç sistemlerinin sınırları nelerdir?

Jenna Sutela sözcükler, sesler ve diğer canlı malzemelerle çalışıyor. Enstalasyonlarında ve performanslarında, genellikle teknolojiyle ilişki içinde tanımladığı kırılgan toplumsal ve sosyal uğraklara yanıtlar oluşturmaya çalışıyor. Merkezsizleştirilmiş organizmalar ve kuruluşların deneysel bir araştırmasını yapan Orgs: From Slime Mold to Silicon Valley and Beyond'un (Garret Publications 2017) editörlerinden.

PALAVER + PALAVER    
2018
Mae-ling Lokko, Nana Ofori-Atta Ayim ve Selassie Ataditka

Sohbet edilen, mantar ve kahve ikramı yapılan bir mutfağın mekânı ve yaşam döngüsünün, iç içe geçen gıda, gıda artıkları ve insan etkinliği faktörlerine cevaben nasıl şekillendiği miselyumdan üretilen bu prototip aracılığıyla inceleniyor. Dünyanın başka pek çok yerinde olduğu gibi Gana’da da evlere girmeyi başaran ithal mallar, bu evlerin inşa edildiği malzemeleri değiştirdiği gibi tamamen farklı yemeklerin sunulduğu ışıltılı vitrin mutfaklarının ortaya çıkmasına neden oldu. Bugün çağdaş Gana mutfağında yerel kaynaklı malzemelerin miktarının giderek azalmasıyla birlikte, yerli gıda kaynakları ile yan ürünlerin çeşitliliği ve işlenmesiyle oluşan ekosistem bilgisi de giderek tarihe karışıyor.

New York’taki Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nde doçent olan Mae-ling Lokko, aynı zamanda ziraat teknolojisi uzmanı. Ganalı yazar, sanat tarihçisi ve yönetmen Nana Ofori Atta-Ayim ANO Çağdaş Sanatlar Enstitüsü’nün kurucusu. Mutfak sanatçısı ve çikolatacı Selassie Atadika ise bir gıda ve yaşam tarzı şirketi olan Midunu’nun kurucusu.

BULUNMASI ZOR TOPRAKLAR IV
2018
Lorenzo Cirrincione, Jennifer Teets, Lorena Ancona

Kökenlerini unuttuğumuz killer, kumlar ve topraklardan neler öğrenebiliriz? Yenebilir toprakların bedene alınması anlamına gelen jeofajiyi bir başlangıç noktası olarak alan Bulunması Zor Topraklar, dünyanın bir ucundan diğerine geçen ve düz çizgisel arkeoloji tarihinin ötesine geçen, yerinde gerçekleştirilen ve hâlâ devam eden bir çalışma, süreç ve diyalog. Hammadde seçiminden nesnenin üretimi, kullanımı, dolaşımı ve kenara atılmasına kadar, maddi süreçlerin tekrarı, çekip çıkarılması ve çoğaltılmasının farklı biçimlerini içeren bu araştırma, aynı zamanda tüm bu süreçleri “kil anlatıları” olarak yeniden uyarlıyor. İkilinin Meksikalı sanatçı Lorena Ancone ile birlikte çalıştığı Bulunması Zor Topraklar IV yerleştirmesi, gelip geçici bir alan, mimari bir zar ve hassas bir ten niteliğinde yüzeyler yaratmaya odaklanıyor.

Filozof, küratör ve sanatçı Lorenzo Cirricione, erken modern dönemin sanatsal ayrıcalığın ve sahiplenmenin ötesine uzanan bilimsel koleksiyonlarının günümüze karşı nasıl bir meydan okumaya dönüşebileceğiyle ilgileniyor. Jennifer Teets, bir küratör, yazar, araştırmacı ve icracı. Margarida Mendes’le birlikte sanat, bilim ve felsefeyle ilgilenen araştırma oluşumu The World in Which We Occur’ü (TWWWO - Varlığa Geldiğimiz Dünya) düzenliyor.

HALK ECZANESİ
2018
Eat Art Kolektifi

Gıdalar tamamen organikleştiğinde dünyanın mevcut ve gelecekteki gıda ihtiyacı karşılanabilir mi, yoksa fazladan yardım mı almamız gerekiyor? Yalnızca toptan satın alınabilen ve soyut E-kodlarıyla bilinen endüstriyel gıda takviyelerinden, tabii bir de kültürel önyargılarımızdan dolayı bu fikir üzerinde düşünüp taşınmaya pek de gönüllü değiliz. Halk Toza, yerleştirmeler, performanslar, atölyeler, kültür araştırmaları ve örnek dağıtımı aracılığıyla doğal ve endüstriyel gıda takviyelerini incelemeyi amaçlayan uzun soluklu bir tasarım araştırması projesi. Halk Eczanesi aracılığıyla numuneler dağıtan proje, diğer açık teknoloji ve bilim hareketlerinde olduğu gibi, mülkiyet altına alınmış bir bilgi alanını herkesin deneyimleyebilmesini sağlayacak bir yurttaş bilimi hareketinin önünü açmayı amaçlıyor.

Rotterdam merkezli Eat Art kolektifi, endüstri, tüketiciler ve hükümetler arasında bir savaş alanına dönmüş olan gıda üretimine müdahil olurken sanatçı rolünü benimseyen mühendisler, düşünürler ve yemek meraklılarından oluşan bir topluluk. Tasarımcı ve inşaatçı Alexander Geijzendorffer ile hikâye anlatıcısı ve şef Lukas Taks kolektifin eş kurucularından ikisi.

BEDENLEŞMİŞ BİLGİNİN ÇÖZÜMLENMESİ
2017
Bakudapan

Mutfak malzemeleri ve eşyaları davranışlarımızı ve jestlerimizi nasıl etkiliyor? Mutfak araçlarını ve mutfağı kullanmak o kadar sezgisel bir beceri haline geldi ki bunu artık öğrenilmiş bir kültürel bilgiden ziyade doğal bir gündelik pratik olarak düşünebiliriz. Bedenleşmiş Bilginin Çözümlenmesi, mutfak araçları, pişirme ritüelleri ve döngüsel gıda ekonomileriyle ilişkimizin nasıl oluştuğu üzerine yeniden düşünmeyi öneren bir yayından ve atölye serisinden oluşuyor. Proje, öğrenilmiş bir beceri olarak kabul edilen bir şeyin cinsiyetçi hiyerarşisini anlamayı ve yorumlamayı amaçlıyor.

Endonezya’daki gıda üzerine bir çalışma grubu olan Bakudapan, gıdaların yalnızca mideyi doldurmakla ilgili olmadığını düşünüyor. Grup, performanslar, yerleştirmeler ve sergilerin yanı sıra yemek pişirmek, bahçe bakımı ve okumak gibi gündelik pratikler aracılığıyla gıdayı, politika, toplum, toplumsal cinsiyet, ekonomi, felsefe ve kültür hakkında konuşabilmenin bir aracı haline getiriyor.

OBJE AKADEMİSİ
2018
Gökhan Mura

Avrupa’daki Türkiyeli göçmen işçilerin Türkiye’deki arkadaşları ve akrabalarına getirdiği hediyelerin kişisel tarihlerini inceleyen, halen devam eden araştırma projesi Obje Akademisi’nin sergide yer alan seçkisinde, bir yoğurt makinesi, bir patates soyma aleti, bir peynir kesme aleti, bir kavanoz açacağı, Nescafe hazır kahve ve Nutella mercek altına alınıyor. Objelerin sınırlar arasında kişisel ürün ya da hediye olarak dolaşımını tartışmak, aynı maddi objeye verilen değerin toplumdan topluma nasıl değiştiği üzerine düşünme olanağı sunuyor. Obje Akademisi, göç üzerine yeni bir bakış açısı getirmekle kalmıyor, aynı zamanda ziyaretçilere kendi mutfak eşyalarından gelen bilgileri tercüme etmelerini ve yeniden oluşturmalarını sağlayacak bir çerçeve sunuyor.

Endüstriyel tasarım ve görsel iletişim tasarımı eğitimi alan Gökhan Mura, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yardımcı doçent. Türkiye, İsveç, Danimarka, Birleşik Krallık, Finlandiya, Fransa ve Şili'deki çeşitli üniversitelerde ve kuruluşlarda dersler verdi, araştırmalar yürüttü, tasarım atölyeleri düzenledi.

4. İSTANBUL TASARIM BİENALİ - OKULLAR OKULU 

ÖĞRENME BİÇİMİ OLARAK TASARIM VE TASARIM BİÇİMİ OLARAK ÖĞRENME HAKKINDA BİR BİENAL.

Dünyada var olan bilgi miktarı, her iki yıl sonunda, iki katından fazla artış gösteriyor. İnsanlar daha önce hiç olmadıkları kadar bilgililer. İşinize de, aklınıza da sahip çıkabilmenin tek yolunun hayat boyu öğrenmeye devam etmek olduğu söylenip duruyor. Karatahtaların, sözlülerin, ezberlenmiş çarpım tablolarının, ceplerimizdeki cıvıl cıvıl eğlencelikler karşında en ufak bir şansı kalmadı. Bu esnada makinelerin kendileri de öğrenmeye başladılar. Sonunda insanların yapacağı bir şey kalıp kalmayacağı ve hangi insani yetilerin yerlerinin doldurulamaz olduğu merak konusu. Acaba okula dönmenin ve okulu baştan tasarlamanın vakti geldi mi?

Bauhaus, Black Mountain Koleji, Global Tools, Sigma Group gibi alternatif tasarım eğitimi inisiyatifleri, deneyler ve yeni bilgiler için cesur alanlar açtılar. Bu inisiyatifler yalnızca tasarımın değil, genel anlamında eğitim ve öğrenimin de evrimleşmesine, kendini sorgulamasına ve sınırlarını zorlamasına yardımcı oldular. Tasarım dışındaki alanlarla da ilgilenen bu deneylerin birçoğu, yaşamanın, çalışmanın, diğerleriyle ve kendi kendimizle bağlantı kurabilmenin alternatif yollarını da test etti. Bu süreç bazlı deneysel araştırmalar aracılığıyla tasarımda yeni tezahürler, anlamlar ve sonuçlar ortaya çıktı.

Günümüzde tasarım, sorgulamanın, gücün ve eylemliliğin bir biçimi haline geldi. Artık dünyadan ve hayatın kendisinden bile daha engin ve günlük hayatın her katmanına nüfuz ediyor. Tasarım disiplini gitgide daha fazla alana yayılmaya başladığı için, artık her soruna çözüm üretebileceğini iddia edemiyor. Hatta pek çok evrensel-küresel sistemin "herkese uyacak tek çözüm" yaklaşımındaki çatlaklar ve dışlayışlar gözle görülebilir hâle geldi. Benzer bir şekilde –çalışma alanları ve uygulayıcıları öteden beri denetlenen ve rafine edilen– tasarım eğitimi de etrafını alaka, uyumluluk, erişilebilirlik ve finans konularında yeni sınırlandırmalar ve mücadelelerle sarılmış olarak buldu.

İstanbul Tasarım Bienali, tarihsel açıdan zengin bir bağlam içinde kurulmuş bir “tasarım üzerine eleştirel düşünme alanı” olarak, hem tasarımın hem de tasarım eğitiminin üretimini ve çoğaltılışını sorgulama imkânı sunuyor. 2018’deki 4. İstanbul Tasarım Bienali, önceki tasarım bienallerinin mirasının üzerine ekledikleriyle kendini yeniden icat ederek araştırma, deney yapma, kentten ve ötesinden yeni bir şeyler öğrenme imkânı sunan, üretken, süreç odaklı bir eğitim ve tasarım platformuna dönüşmeyi hedefliyor.

4. İstanbul Tasarım Bienali’nin başlığı Okullar Okulu. Geleneksel tasarım etkinliklerine dair zaman ve mekân anlayışını esneten bienalin, tasarım ve eğitim için alternatif yöntemler, sonuçlar ve biçimler üretilmesini sağlarken küresel boyuttaki ivmeye de ayak uydurabilecek, yılın tümüne yayılan bir programı olacak. Okullar Okulu, yaratıcı üretimi, sürdürülebilir işbirliklerini ve toplumsal bağlantıların kurulmasını teşvik eden bir dizi dinamik öğrenme biçimi ortaya koyacak. Altı ayrı temayı inceleyen bu öğrenme yeri, güçlenmek, düşünmek, paylaşmak ve odaklanmak için bir ortam sağlayacak ve belirli durumlara karşılık veren cevaplar sunacak.

Bienal, ansiklopedik müzelerden laboratuvarlara, atölyelere ve akademiye kadar, daha önce denenmiş ve onaylanmış eğitim modellerini kullanarak, sorgulayarak ve yeniden çerçeveleyerek anlamlı bir diyalog ve tasarım ortamı oluşturabilir mi? Tasarımın kendisi insanların bilgilerini ve cehaletlerini, tecrübelerini ve meraklarını paylaşabilecekleri cesur bir alan hâline gelebilir mi?

Okullar Okulu, Türkiye ve dışından, farklı yaşlardan, disiplinlerötesi uygulamacıların katılımı sayesinde eski ve yeni bilgiyi, akademiyle amatörlüğü, profesyonellikle kişiseli bir araya getiriyor ve sonuçlara olduğu kadar sürece de odaklanıyor. Bu karmaşık ve iddialı ekosistemin eylemcileri hep birlikte yeni bilgiler yaratacak, yürürlükteki sistemlere alternatifler arayacak ve radikal bir çoğulculukla tasarım disiplininin sınırlarını zorlayacak.

KATILIMCI LİSTESİ

4. İstanbul Tasarım Bienali’ne katılacak 100’e yakın katılımcı arasında aşağıdaki kişi ve topluluklar yer alıyor:

AATB

Åbäke

Aformal Academy & ARK.WORLD

Can Altay

Ersin Altın, Burçak Özlüdil, Augustus Wendell, Amy K. Hoover

Burak Arıkan

ARK.AMSTERDAM (Roosje Klap & Pauline Le Pape)

Arvid & Marie

Bakudapan

Kerim Bayer

Merve Bedir

Broomberg & Chanarin

Cihad Caner

Ali Murat Cengiz

Taeyoon Choi

Lorenzo Cirrincione, Jennifer Teets, Lorena Ancona

CMP OFFICE

Commonplace Studio, Jesse Howard and Tim Knapen

Danilo Correale

Cansu Cürgen & Avşar Gürpınar

Aslı Çiçek

Çukurcuma Okuma Kulübü / Reading Club

Amandine David

Demystification Committee

DESIS Felsefe Konuşmaları

Design Displacement Group

Theo Deutinger

Meeus van Dis

Disarming Design from Palestine

Bogomir Doringer

Dpr-barcelona

Eat Art Collective

ECAL x MacGuffin

Ecole Mondiale

Noortje van Eekelen

Lukas Engelhardt

FABB

Fictional Journal Collective

FRAME research Group (Remco Roes, Carla Swerts, Tom Lambeens, Griet Moors)

Annika Frye 


Alix Gallet

Gerçeklik Araştırma Grubu, Tasarım Laboratuvarı, Koç Üniversitesi

Teis De Greve

Gamze Gündüz, Güher Tan, Tangör Tan

Gökçe Gürçay

Ineke Hans

Lisa Hartje Moura, Pascal Rousseau, Noam Toran

Adam Harvey & Anastasia Kubrak

Nelly Ben Hayoun

Mark Henning

Esmé Hofman

Bora Hong

Nur Horsanalı

Housing the Human: Artem Kitaev (KOSMOS Architects), Mae-Ling Lokko, Simone C Niquille, Lucia Tahan, Dasha Tsapenko

Human Rights Foundation

Alexandre Humbert

IASPIS Urgent Pedagogies Symposium (Sepake Angiama, Markus Bader, Magnus Ericson, Joseph Grima, Sandi Hilal, Onkar Kular, Peter Lang, Tor Lindstrand, Pelin Tan, Merve Gül Özokcu)

Ils Huygens (Z33)

So Kanno

Andrea Karch

Navine G. Khan-Dossos

Roosje Klap

Rauf Kösemen

Ebru Kurbak

Matylda Krzykowski

Naho Kubota

Onkar Kular

LAB OF LABs: Jussi Parikka, Andreas Treske, Simge Hough, Jamie Allen, Ege Berensel, Ebru Kurbak

Landskip

Peter Lang

Legrand Jäger

Lifepatch

Mae-ling Lokko, Nana Ofori-Atta Ayim, Selassie Ataditka, Gustavo Crembil

Farzin Lotfi-Jam & Mark Wasiuta

LUCA School of Arts

Pedro Neves Marques

Margarida Mendes

Alexandra Midal

Carlos Monleón

Gökhan Mura

Martina Muzi

N55

New South

Camilo Oliveira

ONAGÖRE (Okay Karadayılar & Ali Taptık)

Şevket Pamuk

Parasitic Okuma Kulübü / Reading Club

Thomas Pausz

Ana Peñalba

Juliette Pépin

Hannah Perner-Wilson

Shailoh Philips

Mary Ponomareva

Irene Posch

Possible Bodies Collective

RADIOEE.NET AND PUB RADIO

Alice Rawsthorn

Livia Rezende

Ottonie Von Roeder

João Roxo

Emelie Röndahl

Mika Satomi

Helga Schmid

SCN

Judith Seng

Fahmy Shahin

SO?

Stigmergy·Family·Studio

Chick Strand

Studio Folder (Marco Ferrari, Elisa Pasqual, Pietro Leoni)

Studio Makkink & Bey

SulSolSal

Jenna Sutela

Selim Süme

Aslıhan Şenel

Gülsün Tanyeli

Tattfoo Studio

Teaching Lies (Jamie Allen, Selçuk Artut, Rebekka Kiesewetter, Paolo Patelli, Donato Ricci, Benoît Verjat, Michael Edward Young)

Jennifer Teets & Lorenzo Cirrincione

Sera Tolgay

Sissel Marie Tonn

Joris Van Tubergen

Dr. Ahmet Uhri  

Janna Ullrich

Unfold

University of the Underground

Henriëtte Waal (LUMA) & Studio Klarenbeek & Dros

Lukas Wegwerth

Nina Wiesnagrotzki

Pınar Yoldaş

İpek Yürekli

Peter Zin

İSTANBUL TASARIM BİENALİ

2012 yılından bu yana gerçekleştirilen İstanbul Tasarım Bienali, her iki yılda bir tasarım fikirlerinden çeşitli kesitleri bir araya getirir, geniş bir yelpazede pek çok alanın tasarımla ilişkisini inceler. Yaratıcı ve akademik çevreler için ilham verici fikirler ortaya koyan, bu çevreler arasındaki diyaloğu ve geçişkenliği besleyen bienal, kültür üreticileri ve kurumları, üniversiteler ve kuruluşlar arasındaki ulusal ve uluslararası ağlar içerisinde faaliyet göstermektedir. İstanbul Tasarım Bienali, proje, etkinlik ve müdahaleler için dinamik bir alan olarak kenti merkezine alır, küresel tasarım sorunları için çözümler sunar, tasarımın kendisini tartışmaya açar, toplumun keşfedilmemiş veya göz ardı edilen yönlerini ön plana çıkarır ve yeni dünya koşullarını yakın markajına alarak fikir alışverişini tetikler. İki yılda bir gerçekleşen sergisi ve çeşitli etkinliklerinin yanında çok sesliliği daima güçlendirerek ve esin veren tasarım arşivleri oluşturarak uzun soluklu, derinlikli ve disiplinler arası aktarımların devamlılığını sağlamayı hedefler. Bugünün toplumunu anlamada bir araç olarak tasarıma adanan, geleceğe dönük bir tartışma platformu olarak İstanbul Tasarım Bienali, devamlı bir dönüşüm içerisindedir.

İstanbul Tasarım Bienali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenleniyor.

İSTANBUL KÜLTÜR SANAT VAKFI (İKSV)

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) 1973 yılında kuruldu. Kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan bir kültür kurumu olan İKSV’nin temel amaçları, İstanbul’u dünya kültür-sanat başkentleri arasında ön sıralara taşımak, kültür ve sanat yoluyla ulusal ve evrensel, geleneksel ve çağdaş değerler arasında sürekli ve kalıcı bir etkileşim sağlamak ve kültür politikalarının oluşturulmasında etkin rol oynamak.

İKSV, 70’li yıllarda, bir buçuk aya yayılan ve programında farklı disiplinlerden kültür-sanat etkinlikleri sunan tek bir İstanbul Festivali düzenliyordu. Zaman içinde farklı sanat disiplinlerine ait etkinlikler gelişerek ayrı festivaller ve bienaller olarak yapılandılar. İKSV bugün İstanbul Müzik, Film, Tiyatro ve Caz Festivalleri, İstanbul Bienali, İstanbul Tasarım Bienali, Leyla Gencer Şan Yarışması ve Filmekimi’nin yanı sıra yıl boyunca özel etkinlikler düzenliyor ve Nejat Eczacıbaşı Binası’nda yer alan Salon ile etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Venedik Bienali’ndeki Türkiye Pavyonu’nun organizasyonunu ve Fransa’daki Cité International des Arts sanatçı atölyesindeki bir misafir sanatçı programının koordinasyonunu da üstlenen İKSV ayrıca kültür politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla araştırmalar yürütüyor ve raporlar hazırlıyor.

EKİP

YÖNETİM KURULU BaşkanBülent Eczacıbaşı

Başkan YardımcılarıAhmet Kocabıyık
Prof. Dr. Münir Ekonomi

ÜyelerNuri Çolakoğlu
Hayri Çulhacı
Ahmet Misbah Demircan
Oya Eczacıbaşı
Tayfun İndirkaş
Prof. Yekta Kara
Ergun Özen
Ethem Sancak
Oya Ünlü Kızıl

Kurumsal Kimlik DanışmanıBülent Erkmen

Hukuk DanışmanıAv. Sadife Karataş Kural

İdari İşler DanışmanıÇağrı Köseyener
YÜRÜTME KURULU BaşkanBülent Eczacıbaşı

ÜyelerAhmet Kocabıyık
Prof. Dr. Münir Ekonomi
DENETLEME KURULU Fatma Okan (Borusan Holding AŞ)
Sibel Yazıcı Kesler (Arçelik AŞ)
YÖNETİM Genel MüdürGörgün Taner

Mali ve İdari İşler Başkanı
Ahmet Balta
 
Genel Müdür YardımcısıDr. Yeşim Gürer Oymak

İnsan Kaynakları ve İdari İşler DirektörüSemin Aksoy

Pazarlama Direktörüİrem Akev Uluç

Satış ve İş Geliştirme DirektörüDilan Beyhan

Sponsorluk Programı DirektörüYasemin Keretli Çavuşoğlu

Medya İlişkileri DirektörüAyşe Bulutgil

Kurum Kimliği ve Yayınlar DirektörüDidem Ermiş Sezer

İKSV Stüdyo DirektörüSelçuk Metin

İstanbul Müzik Festivali DirektörüEfruz Çakırkaya

İstanbul Film Festivali DirektörüKerem Ayan

İstanbul Bienali ve İKSV Güncel Sanat Projeleri DirektörüBige Örer

İstanbul Tiyatro Festivali DirektörüDr. Leman Yılmaz

İstanbul Caz Festivali DirektörüHarun İzer

İstanbul Tasarım Bienali DirektörüDeniz Ova

Salon İKSV DirektörüDeniz Kuzuoğlu

Kültür Politikaları Çalışmaları DirektörüÖzlem Ece

Proje YöneticisiElif Obdan Gürkan

Genel Müdür AsistanıNilay Kartal
ONUR KURULU Beatriz Colomina
Hashim Sarkis
Deyan Sudjic
Alexander Von Vegesack
Mark Wigley
KURUM KİMLİĞİ VE YAYINLAR DirektörDidem Ermiş Sezer

Editoryal KoordinatörErim Şerifoğlu

EditörMerve Evirgen

Yayınlar Grafik Uygulama UzmanıFerhat Balamir

GrafikerlerEsra Kılıç
Ayşe Ezgi Yıldız
Elif Çiftçioğlu

Web Sitesi YöneticisiSezen Özgür
İKSV STÜDYO DirektörSelçuk Metin

AsistanlarEbru Gümrükçüoğlu
Kamil Kulaksız
SPONSORLUK PROGRAMI DirektörYasemin Keretli Çavuşoğlu

Direktör YardımcısıZeynep Pekgöz

YöneticiZeynep Karaman

KoordinatörYeşim Birhekimoğlu

AsistanZeynep Bilgihan
SATIŞ VE İŞ GELİŞTİRME DirektörDilan Beyhan

Üyelik Programı KoordinatörleriYıldız Lale Yıldırım
Gülce Şahin

Satış Operasyonları KoordinatörüNeva Abrar

Satış ve İş Geliştirme KoordinatörüHamdi Sarıoğlu

Satış Operasyonları SorumlusuItır Sevig

Operasyon SorumlusuIşıl Öztürk

Satış Operasyonları AsistanlarıCanan Alper
Begüm Çavuşoğlu
Harun Köktürk
Erim Pala
Yeliz Vural
MALİ İŞLER YöneticilerAhmet Buruk (Bütçe ve Muhasebe)
Başak Sucu Yıldız (Finans)

Muhasebe ve Finans Operasyonları SorumlusuDeniz Yılmaz

Muhasebe ve Raporlama SorumlusuKadir Altoprak

Muhasebe AsistanlarıÇiğdem Arslan
Gözde Yılmaz
 
KAMU DESTEKLERİ VE ULUSLARARASI FONLAR YöneticiAslı Yurdanur
İNSAN KAYNAKLARI VE İDARİ İŞLER DirektörSemin Aksoy

İnsan Kaynakları YöneticisiEren Ertekin

İnsan Kaynakları AsistanıEkin Kayhan

Bina Yönetimi ve Güvenlik YöneticisiErsin Kılıçkan

Sistem YöneticisiKadir Ayyıldız

Bilgi Teknolojileri AsistanıTahsin Okan Erdem

Danışma GörevlisiDilara Çetin

Depo SorumlularıMuzaffer Sayan
Şerif Kocaman
Sercan Dericioğlu

Yardımcı HizmetlerÖzden Atukeren
Aşkın Bircan
Aydın Kaya
Hayrullah Nişancı
Müzeyyen Öztürk

AsistanBurak Akgün
PAZARLAMA Direktörİrem Akev Uluç

Pazarlama İletişimi KoordinatörüCansu Aşkın

Yaratıcı Servisler KoordinatörüMeriç Yirmili

Saha Operasyonları KoordinatörüSezer Kari

Dijital Medya KoordinatörüBahar Helvacıoğlu

Sosyal Medya AsistanıEce Kartal

CRM KoordinatörüÖzge Genç
PRODÜKSİYON Prodüksiyon AmiriErdal Hamamcı

SorumluBaşat Karakaş

AsistanlarAli Uluç Kutal
Mehmet Camadan
Oğuz Öztosun
BİLGİ VE BELGE MERKEZİ YöneticiEsra Çankaya

AsistanlarÇağla Gönül
Selin Gül
MALİ VE İDARİ İŞLER Mali ve İdari İşler BaşkanıAhmet Balta
İSTANBUL TASARIM BİENALİ EKİBİ DirektörDeniz Ova

Sergi ve Proje YöneticisiMerve Yücel

İletişim ve Operasyon KoordinatörüBahar Türkay

Kaynak Geliştirme KoordinatörüEzgi Yılmaz

Editoryal KoordinatörCan Koçak

Mekân Sorumluları
Elif Engin
Melodi Gülbaba
Boran Güngör
Gamze Öztürk
Başak Tuna

Operasyon AsistanıEylül Şenses

Nakliye AsistanıBaşak Zorlu

AsistanSinem Ören

Rehberli TurlarMine Küçük

Sergi Rehberi ve Tematik Turlar KoordinatörüPelin Kuş

Sergi Görevlisi KoordinatörüEmre Seymenoğlu

Konuk Ağırlama SorumlusuMurat Özçaylak

Satınalma SorumlusuNihat Karakaya

Sergi RehberleriBeril Açıkgöz
Nazlıcan Akcı
Ezgi Su Ayak
Neva Çöğendez
Ada Dileksiz
Burcu Fidan
Merve Gürşen
Rahime İsmetova
Gizem Kaygusuz
Beyza Makuloğlu
Cemre Özkan
Hazal Paftalı
Ali Güney Yakar
Sude Yedikardeş

Sergi Kurulum AsistanlarıNisan İpek Akkuzu
Tilbe Yaren Dolu
Elif Engin
Ozan Er
Eylül Deniz Ergun
Suzi Erit
Damla Ertem
Melodi Esgin
Hakan Ilıkoba
Mustafa Sina Karaoğlu
Lalin Mercan
Selen Sarıel
Pınar Şenol
Mine Temuralay
Selin Ünlü
Hülya Yavaş

Sergi GörevlileriŞehbal Sezen Acarlı
Tüten Akay
Gizay Akdoğan
Naime Akgün
Çağla Akıncı
Fırat Akışık
Ali Murat Akozan
Kadir Emrah Aktop
Mustafa Can Tözün Atmaca
Melike Ayaz
Ece Aydoğan
Damla Ayyıldız
Büşra Balaban
Gülin Göksu Başaran
Cenk Beharti
Eylül Bektur
Elif Bıkmaz
Barış Bilgen
Ece Dilan Bozkurt
Berk Boztaş
Tansu Bulut
Arzu Büyükuğur
Egemen Candan
Yağmur Çakıroğlu
Melis Çamlıoğlu
Yaren Çay
Buse Çelik
Azime Ayşenur Çelimli
Aziz Çirci
Bilge Çubukçu
Büşra Dağlar
Esra Demirel
Zeynep Dirlik
Nil Döğerlioğlu
Zeynep Duman
Açelya Dursun
Gülşah Dürmüş
Barış Sami Ekşioğlu
Büşra Emir
Ozan Er
Burcu Erdem
Pınarnaz Eren
Gizem Bengisu Erenler
Pakizenur Es
Melodi Esgin
Mehmet Ali Gasseloğlu
Yusuf Bora Gökçeler
Alper Efe Gökmen
Ege Berk Gönül
Ayça Günay
Esra Gündoğdu
Hakan Ilıkoba
Mete İçenler
Tuana İnhan
Seda Kara
Mustafa Sina Karaoğlu
Damla Karıştıranlıoğulları
Gülay Kaya
Özüm Kaygısız
Elif Cansu Kayıkçı
İrem Kılıç
Öznur Kılıç
Orkun Kıvanç
Sena Kekoz
Cemre Köse
Elif Nesrin Kurt
Çağla Kuşçu
Aslı Küçüksezer
Ezgi Betül Marangoz
Tuğba Menşur
Ece Metin
Aslı Güliz Orakçı
Begüm Özay
Sena Özgürcan
Ozan Özkan
Muhammed Onur Öztürk
Volkan Parlak
Şeyma Sağlam
Emel Gizem Selvi
Zeynep Sinan
Hande Solak
Gizem Sütemen
İpek Şengül
Dilucan Eylül Şenyaylar
Semih Topal
Sıtkı Semih Tut
Şizen Türkal
Başak Tüsüz
Irmak Uyan
Sena Nur Uysak
Aygül Yalçın
Ayşe Hülya Yazıcıoğlu
Aydan Yıldızhan
Melis Yılmaz
Aslı Yolcu
Merve Seray Zümrüt

Teknik EkipErdoğan Morgül
İzzet Taş
 
KAMU DESTEKLERİ VE ULUSLARARASI FONLAR YöneticiAslı Yurdanur
 
KÜLTÜR POLİTİKALARI ÇALIŞMALARI DirektörÖzlem Ece

Araştırma AsistanıFazilet Mıstıkoğlu

Proje AsistanıValeri Boğosyan
SALON İKSV DirektörDeniz Kuzuoğlu

Operasyon SorumlusuMerve Kavas

Prodüksiyon AmiriUfuk Şakar
Ses MühendisiSinan Özçelik
Işık TasarımcısıEfe Sümer
KÜRATÖRYEL EKİP KüratörJan Boelen

Yardımcı Küratör Vera Sacchetti

Yardımcı Küratör Nadine Botha

Görsel Kimlik Offshore Studio
Sergi Tasarımı Aslı Çiçek
Lukas Wegwerth
DANIŞMA KURULU Tulga Beyerle
Selva Gürdoğan
Nikolaus Hirsch
Justin McGuirk
Meriç Öner
MEDYA İLİŞKİLERİ DirektörAyşe Bulutgil

Direktör YardımcısıAyşen Ergene

Koordinatörler Berk Çakır
Ayşe Zeynep Güldiken
Ayşen Gürkan
Zeynep Topaloğlu

SorumluAyşegül Öneren (Uluslararası Basın)

AsistanDerya Bozcuk (Uluslararası Basın)

Görsel İçerik EditörüCoşku Atalay

Görsel İçerik AsistanıOzan Şahin

Bienal MuhabiriTuğçe Karataş

Arşiv FotoğraflarıKayhan Kaygusuz

Arşiv VideolarıHamit Çakır
 

SPONSORLAR

Bienal Sponsoru

İKSV Kurucu Sponsor

İKSV Resmi Sponsorlar

Tema Sponsorları

Atölye Sponsoru

Panel Sponsoru

Tasarım Rotaları Sponsoru

Özel Proje Sponsoru

Katkı Sağlayan Kuruluşlar

İKSV Sigorta Sponsoru

İKSV Servis Sponsorları

Katkıda Bulunan Kurumlar

Mekân Destekçileri

Basın Sponsorları

Televizyon Sponsorları

Dergi Sponsorları

Radyo Sponsorları

İstanbul Tasarım Bienali’nin tanıtım çalışmalarındaki destekleri için teşekkür ederiz.

İLETİŞİM

T: +90 212 334 07 00
E: TasarimBienali@iksv.org

AKREDİTASYON

4. İstanbul Tasarım Bienali’nin 20-21 Eylül 2018 tarihlerindeki ön izleme günlerine akredite olmak isteyen basın mensupları, profesyoneller ve akademisyenlerin akreditasyon formunu 14 Eylül 2018 tarihine kadar doldurmaları gerekmektedir. Başvurusu kabul edilen isimlere, onay mektubu ile birlikte ön izleme günlerinde sergi mekânlarına girişlerini sağlayacak QR kodu gönderilecektir.

Akreditasyonlarla ilgili sorularınızı basın mensubuysanız medya@iksv.org adresinden İKSV Medya İlişkileri’ne, profesyonel veya akademisyenseniz ist.designbiennial@iksv.org adresinden İstanbul Tasarım Bienali’ne iletebilirsiniz.

İLETİŞİM

T: +90 212 334 07 00
E: medya@iksv.org